Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/8164 E. 2026/11891 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/8164
- Karar No
- 2026/11891
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/82 E., 2025/183 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanık ... ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 62/1 ve 52/1. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2020/150 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararının 17.01.2024 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 22.07.2024 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/4, 62/1, ve 52/1. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2025 tarihli ve 2025/82 Esas, 2025/183 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2026 gün ve 2026/75858 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya aslının sanığın inceleme dışı tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararının Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderildiği 09.12.2015 tarihli istinaf formundan anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07/01/2025 tarihli ve 2024/6175 esas, 2025/106 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın kavga sırasında müştekiye hitaben ''senin ecdadını s.kerim, İstanbul'dan seni öldürmek için geldim" şeklinde sözler sarf ederek müştekiyi darp ettiği, sanık hakkında kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılması için açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda, Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile sanığın kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyetine, tehdit ve hakaret suçları yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasten suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2025 tarihli inceleme konusu kararında sanığın kasten yaralama suçu yanında işlenen hakaret suçundan da cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, "senin ecdadını s.kerim, İstanbul'dan seni öldürmek için geldim" şeklindeki sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tehdit içerdiği, hakaret kastı ile söylenmediği, yine söz konusu sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve eylemin bir bütün hâlinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. ve 310 . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309 . maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.(Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yerel Mahkeme tarafından, deliller değerlendirilerek sanığın katılana hakaret ettiği kanaatiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. Delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.