Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/6733 E. 2026/12349 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6733
Karar No
2026/12349
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/981 Değişik iş SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ... 'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 52... maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Ankara 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/308 Esas, 2023/546 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2023/981 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.05.2026 gün ve 2026/61769 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “14/07/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “175'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10/01/2022 tarihli ve 2021/12653 esas, 2022/42 karar sayılı ilamında yer alan "5271 sayılı CMK’nin 251. maddesine göre basit yargılama usulüne tabi olan kasten basit yaralama suçundan mahkemece duruşma günü belirlenerek yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kesin nitelikte adli para cezası verilmiş olması nedeniyle bu aşamada artık basit yargılama usulünün uygulanma imkanı kalmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; sanık hakkında genel hükümler uyarınca yapılan yargılama sonucu duruşma yapılmak suretiyle hüküm kurulduğu ve duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un basit yargılama usulü başlıklı 251. maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz., Geçici 5 . maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 . maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir., Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5 inci maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile 16/03/2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin de iptaline karar verilmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 251/1. meddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125 /4. maddesi uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından itiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararla ilgili olarak esas ve usul yönünden inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce farklı gerekçeyle yerinde görüldüğünden KABULÜNE, 2. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2023 tarihli ve 2023/981 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/6733, K. 2026/12349, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-6733-e-2026-12349-k-63cb00e4e7f4