Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/5647 E. 2026/11382 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5647
Karar No
2026/11382
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/26 Esas, 2023/221 Karar SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINABOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 31/3, 29... /1. maddeleri gereğince 860,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Sivas Çocuk Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli ve 2023/26 Esas, 2023/221 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2026 gün ve 2026/43696 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 23/10/2023 tarihli ve 2023/26 esas, 2023/221 sayılı ek kararının ve buna ilişkin mercii kararının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre; 1. Anılan Mahkemenin aynı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında kasten yaralama suçundan dolayı sonuç olarak verilen 1.500,00 Türk lirası adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı şekilde aynı hükümde hakaret suçundan dolayı sonuç olarak 860,00 Türk lirası adli para cezası verildiği, ancak bu adli para cezası ile ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden bir karar verilmediği, ancak anılan Mahkemece kararının gerekçe kısmında ise "...Suça sürüklenen çocukların yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlık,daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması ve suçun işlenmesi nedeni dosyaya yansıyan bir zararın da olmaması dikkate alındığında suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan CMK 231/5.maddesi gereğince suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hükümlerin ayrı ayrı açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek bu husus tefhim olunmuş, ancak kısa kararda sehven bu hususun yazılmadığı anlaşılmıştır..." şeklinde belirtildiği anlaşılmakla, anılan kararın gerekçe kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin belirtilmesine rağmen hüküm kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği, gerekçe kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtildiği halde sanık hakkında hüküm kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması suretiyle hüküm kısmı ile gerekçe kısmı arasında çelişki oluşturulduğu gözetilmeden, 2. Mahkemece suça sürüklenen çocuklar hakkında hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK'nın 129. maddesi yerine, aynı Kanun'un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanmasında,” isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yerel Mahkemenin 20.10.2023 tarihli kararıyla dosyadan el çektikten sonra vermiş olduğu kararda değişiklik yapamayacağı, bu nedenle 23.10.2023 tarihli ek karar ile bu ek karara yapılan itirazı inceleyen mercii kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan değerlendirmede; 1 Numaralı istem Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun 5271 sayılı Kanun’un 231/14. maddesinde yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. 5271 sayılı Kanun’un 231/6-b maddesindeki “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması.” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucu, suça ve faile ilişkin tüm objektif şartları taşıyan herkes için mutlak surette hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini kabul etmeyip, hâkime belirli ölçüler içerisinde bir takdir hakkı tanımıştır. Ancak, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ve bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel geçmiş hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda; hükmün gerekçesinde "suça sürüklenen çocukların yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlık,daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmamaları ve suçun işlenmesi nedeniyle dosyaya yansıyan bir zararın da olmaması dikkate alındığında suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan CMK. 231/5. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hükümlerin ayrı ayrı açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek bu husus tefhim olunmuş, ancak kısa kararda sehven bu hususun yazılmadığı anlaşılmıştır.”şeklinde anlatım bulunmasına rağmen, hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu değerlendirilmeyerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2 Numaralı İstem Yönünden Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren 5237 sayılı Kanun'un 129/1. maddesi : “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmünü içermektedir. Genel bir tahrik hükmü olan 29 . maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mahkemece suça sürüklenen çocuklar hakkında hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK'nın 129. maddesi yerine, aynı Kanun'un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 ve 2 numaralı kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE, 2. Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında, Sivas Çocuk Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli 2023/26 Esas, 2023/221 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3-5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/5647, K. 2026/11382, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-5647-e-2026-11382-k-5c0c0ae49f4d