Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/13819 E. 2023/24840 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13819
- Karar No
- 2023/24840
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1474 E., 2023/79 K. SUÇ : Hakaret KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2022/338 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü üzerine, duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi gereğince 1.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ve 2022/1004 Esas, 2022/1060 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair merci İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2022/1464 Değişik iş sayılı kararını müteakiben yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi gereğince 1.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2023 tarihli ve 2022/1474 Esas, 2023/79 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 gün ve 2023/85397 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2023 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; merci İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli kaldırma kararının, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmemesi nedeniyle uygulanamayacağı gerekçesiyle verildiği bu anlamda merci kararının sanığın aleyhine olduğu; kaldı ki bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafi ve vekillerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/2 nci maddesi uyarınca yokluğunda karar verilebilir şerhli tebligat çıkartılarak duruşmadan haberdar olmalarının sağlanması gerektiği, Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığa yapılan tebligatın sanığa "Mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediğinizde CMK 176/2 nci maddesi uyarınca zorla getirileceğiniz, CMK 206/1 inci maddesi uyarınca delillerin ortaya konulmasına başlanacağı; CMK 98/3 maddesi gereğince hakkınızda yakalama emri düzenlenebileceği ihtar olunur." şerhiyle tebliğ edildiği gibi, Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesince talimat duruşma gününün 25.01.2023 tarihine bırakıldığı, İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararının ise 16.01.2023 tarihinde talimat duruşma günü gelmeden verildiği, bu anlamda sanığın savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un basit yargılama usulü başlıklı 251 inci maddesinin, "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz. 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinde; (1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır." şeklinde düzenleme mevcuttur Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 1. 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasının "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmış olması karşısında, suçun Kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2. Sanığa Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan tebligatın gelmediği taktirde yokluğunda karar verileceği şerhini içermediği ve talimat mahkemesince verilen duruşma gününden önce sanık hakkında mahkumiyet kararı verilerek savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2023 tarihli ve 2022/1474 Esas, 2023/79 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.