Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/19915 E. 2024/51 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19915
Karar No
2024/51
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/389 E., 2016/75 K. SUÇLAR : Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle aynen açıklanmasına karar verilmiştir. 2. Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle aynen açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle aynen açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla görevliye karşı işlenmediğine, buna karşın 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanarak mükerrer artırım yapıldığına, hakaret suçunun da birden fazla görevliye karşı gerçekleştirilmemesine karşın zincirleme suç hükümleri uyarınca bu suç yönünden de artırım yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığın müsnet suçları işlemediğine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Urla Emniyet Müdürlüğü haber merkezine..... plakalı aracın, zikzak çizerek trafiği tehlikeye düşürecek hareketlerde bulunduğunun bildirilmesi üzerine bahse konu aracın siren çalınarak durdurulmak istenildiği ancak aracın başka bir araca çarpmak suretiyle durduğu, katılan polis .......'nin bahse konu aracın yanına giderek araç sürücüsü olan sanık ...'dan evraklarını istediği, şahsın evraklarını verdiği, bu sırada yakında bulunan kahvehaneden sanığın amcası inceleme dışı sanık M. E.'nin geldiği ve görevli memurlara hitaben bağırarak "Allah'ın oğlu gelse arabayı alamaz götüremez" şeklinde sözler söylediği, katılan ... K.'nin alkol tespiti yapacağını söylemesi üzerine inceleme dışı sanık M. E.'nin katılanı yakasından tutarak silkelediği ve alkol testini yapmaması için iteklediği, bu sırada aynı ekipte görevli katılan ... Y.'nin araya girmesi üzerine sanık ...'un katılan ... Y.'ye yönelik sinkaflı küfürler ettiği, çağrı üzerine olay yerine takviye olarak diğer katılan polis memurlarının geldiği, sanık ... ve amcası inceleme dışı sanık M. E.'ye müdahale etmeye çalıştıkları sırada sanık ...' un tüm katılanlara yönelik olarak "Sizinle sonra görüşeceğiz, o zaman hesap vereceksiniz, üniformalarınızı çıkartın" diyerek tehdit ve sinkaflı hakaretlerde bulunduğu Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Olay, yakalama ve üst arama tutanağı, tutanak ile uyumlu katılan ve tanık anlatımları, telefon ihbar tutanağı ve sanığın alkollü araç kullandığına ilişkin ikrar içeren savunması çerçevesinde sanığın üzerine atılı hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarının birden fazla görevliye karşı tek bir fiil ile işlendiği gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş, ayrıca aynı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükmün mağdur sayısı ile ilgisi bulunmayıp görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halini düzenlediği belirlenerek sanık müdafiinin mükerrer artırım yapıldığı yönündeki temyiz sebebinin reddi gerekmiştir. 3. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi sebebiyle hükümlerin açıklandığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükümlerdeki hapis cezalarının ertelenmesine veya görevi yaptırmamak için direnme suçunda seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Sair Sebepler Yönünden 1. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, görevi yaptırmamak için direnme suçunda eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentlerindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin i. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmiş olması karşısında, adli sicil kaydında suç tarihi itibarıyla hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, ii. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin üçüncü alt bendi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A, B-1) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19915, K. 2024/51, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-19915-e-2024-51-k-d3c0c44ce293