Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/2638 E. 2026/3623 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2638
Karar No
2026/3623
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/251 E., 2025/434 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA Davacı vekili; davacının mimar olup ... ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.n de ortağı ve yetkilisi olduğunu, tarafların birlikte ... ... Ortaklığını kurduktan sonra işin işleyişinin tamamen davalıya bırakıldığını, ticari faaliyetlerini sürdürürken 11.05.2009 tarihinde davacının iş yeri adresine hacze gelinerek davacıya ait aracın haczedilmek istenmesi üzerine bu durumun araştırıldığını ve davalının, davacının ortağı olduğu şirket ile davacının hesaplarını boşalttığının öğrenildiğini, bunun üzerine davacının, davalı ile aralarındaki ortaklığı bitirmek için yasal işlemlere başladığında söz konusu ortaklığın ödenmeyen Vergi ve SSK borcunun bulunduğunun tespit edilmesi üzerine ortaklığın vergi borcu olan 70.823,00 TL'nin vergi dairesine ödendiğini, ayrıca ortaklığın SSK borçları için de 20.579,00 TL ödendiğini belirterek, adi ortaklığın vergi ve SSK borcu için ödenen tutardan davalı payına düşen toplam 45.700,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasındaki adi ortaklık resmi olarak feshedilmiş olmadığından ve adi ortaklığın tasfiyesi gerçekleştirilmediğinden taraflar arasındaki hak ve alacakların muaccel hale gelmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

II. BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili; adi ortaklık kapsamında ödenen ancak asıl davaya konu edilmeyen SGK ve vergi borcundan fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı hissesine düşen 25.222,21 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili; yurt dışında yapılan işle ilgili olarak 1.800.000 Doların olduğunu, davacıya borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.07.2013 tarihli kararıyla; adi ortaklıkta, ortaklardan birinin şirket için yaptığı masrafları diğer ortaklardan talep edilebileceği, bunun için ortaklığın tasfiyesine ve borcun tamamının ödenmesine ihtiyaç bulunmadığı, bu durumda adi ortaklığın tasfiyesine ihtiyaç kalmadan ortaklık faaliyetleri kapsamında ödenmiş olduğu anlaşılan paranın yarısından davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 45.700,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairece verilen 05.03.2014 tarihli ilamla; "Mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki yasa hükümlerine göre, öncelikle, ortaklık sözleşmesinde bu hususta hüküm bulunup bulunmadığına bakmak, hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılmasını sağlamak; böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirlemelerini istemek; bu konuda anlaşamamaları halinde ise hakim tarafından tasfiye işlemini gerçekleştirecek (ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman bir veya üç kişiyi) tasfiye memuru olarak resen atamak olmalıdır. Bundan sonra ise, tasfiye işlemleri; hakim tarafından öngörülecek üçer aylık (uyuşmazlığın mahiyetine göre süreler uzatılıp kısaltılabilir) dönemlerde tasfiye memuru tarafından 3 aşamada gerçekleştirilmelidir. Birinci aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmeli, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde, taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmelidir. İkinci aşamada; ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakte çevirme işlemi (TMK'nun 634. vd. maddelerinde düzenlenen resmi tasfiye işlemi kıyasen uygulanmak suretiyle) gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse,değerleri bilirkişi marifetiyle saptanmalıdır. Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan herbirinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya (ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse) zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir. Bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hakim, (HMK'nun 297. maddesi uyarınca) tarafların hak ve yükümlülüklerini saptayıp, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır. Bütün bu açıklamalar ışığında, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ve maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözümlenmesi gerekirken, mahkemece, değinilen bu yönler dikkate alınmadan, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mevcut tasfiye neticesinde davacı ...'nun, davalı ...'e 37.124.75 TL borçlu olduğu, birleşen dava dosyası kapsamında yapılan hesaplama sonucunda; davacı tarafından ödenen SGK ve vergi borçlarından davalı payına düşen toplam 70,92221 TL'nin, davalı alacağından mahsubunun kabulü ile davalı ...' in davacı ...'na ( 70.922,21 -37.124,75 TL ) sonucu 33.797.46 TL borçlu olacağı şeklinde alınan bilirkişi raporları doğrultusunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile toplam 33.797,46 TL alacağın dava tarihinden (21.09.2010) itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, adi ortaklığın resmen feshedilmediğini, dava şartının oluşmadığını, 1.800.000 Dolar ile ilgili araştırma yapılmadığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, raporlar arasında çelişkinin giderilmediğini, 15.04.2013 tarihli dilekçe ekinde yer alan 80 adet vergi dairesi makbuzunun değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Katılma yoluyla davacı vekili; yapılan tespitlere rağmen alacağın kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinin tasfiyesi istemine ilişkindir. 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) "Kazanç ve Zararın Paylaşımı" başlıklı 643. maddesi; "Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır. Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır." hükmünü içermektedir. Açıklanan madde hükmüne göre; adi ortaklığın tasfiyesinde, borçlar ödendikten sonra kalan ortaklık malvarlığından önce ortaklardan herbirinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç payları oranında ortaklara paylaştırılmalıdır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ...'nun, davalı ...'e 37.124.75 TL borçlu olduğu, birleşen dava dosyası kapsamında yapılan hesaplama sonucunda; davacı tarafından ödenen SGK ve vergi borçlarından davalı payına düşen toplam 70,92221 TL'nin, davalı alacağından mahsubunun kabulü ile davalı ...' in davacı ...'na (70.922,21 -37.124,75 TL ) sonucu 33.797.46 TL borçlu olacağı belirlenmiştir. Öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya (ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse) zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmeli ve bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hakim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesi uyarınca tarafların hak ve yükümlülüklerini saptayıp, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır. O halde Mahkemece; belirlenen ortaklık malvarlığından, öncelikle ortaklığın borçları ödenerek katılım payının mahsup edilmesi, sonrasında ise bakiye kalan ortaklık malvarlığının kârın ve zararın sözleşmedeki hüküm de dikkate alınarak ortaklar arasında eşit olarak paylaştırılması suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/2638, K. 2026/3623, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-2638-e-2026-3623-k-62a72c513b04