Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5949 E. 2026/3478 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5949
Karar No
2026/3478
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/81 E., 2025/1183 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/202 E., 2022/573 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Müvekkili ile davalı inşaat firması arasında taşınmaz satışına ilişkin olarak 29.07.2013 tarihinde 150.000,00 TL tutarlı sözleşme imzalandığını, bu sözleşme için de davalılara 29.07.2013 tarihinde 70.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca diğer davalı bankadan 80.000,00 TL bağlı kredi kullanıldığını, kredinin 40.133,34 TL'si bankaya ödendiğini, müteahhit firmanın temerrüdü nedeniyle gayrimenkul satım sözleşmesinin ve kredi sözleşmesinin feshedilerek davalı banka ile yapılan kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, davalı müteahhide yapılan 70.000,00 TL, davalı bankaya yapılan 40.133,34 TL olmak üzere toplam 110.133,34 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, mahkeme davalı bankanın sorumluluğunun kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olduğu kanaatinde ise 80.000,00 TL nin davalılardan müşterek ve müteselsilen, 30.133,34 TL'nin ise davalı müteahhitten tahsiline, aksi durumda davalı bankadan 40.133,34 TL, müteahhitten 70.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalı banka vekili; davacı ile müteahhit firma arasında haricen ve şekil şartı taşımayan gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, kullandırılan kredinin bağlı kredi olmadığını, davanın yasal sürede açılmadığını, bankanın sorumluluğunun kredi miktarı kadar olabileceğini savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. 2. Davalı firma vekili; davacının taraflarına 70.000,00 TL havale ödemesi yaptığını, ayrıca anlaşmalı oldukları bankadan 80.000,00 TL bağlı kredi kullandırıldığını, ancak davalı bankanın kredi miktarını taraflarına ödemediğini, bu nedenle müvekkil firmanın işi bitiremediğini müvekkil şirketin kusuru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; satışa konu taşınmazın delil tespiti dosyasında yapılan 08.06.2015 tarihli keşif tarihi itibariyle % 80 seviyesinde tamamlandığı, davalı satıcının taşınmazı kararlaştırılan teslim tarihinde tamamlayıp davacı alıcıya teslim ettiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı alıcının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesi gereğince sözleşmeden dönmekte ve sözleşme gereği ödediği bedelin iadesi talebinde haklı olduğu kanaatine varıldığı, davalılar arasında imzalanan 07.10.2013 tarihli protokol gereğince davalı banka tarafından davacıya kullandırılan konut kredisinin, belirli bir satıcı ile sözleşme yapılması koşulu ile kullandırılmış olduğu anlaşıldığı, bu nedenle davaya konu konut kredisi sözleşmesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 30. maddesinde düzenlenen Bağlı kredi sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacıya karşı davalı bankanın da davalı müteahhit yanında müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulüyle, davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasındaki 29.07.2013 tarihli Gayrimenkul Satış ve Borçlanma Sözleşmesi ile davacı ile davalı ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan 30.10.2013 tarihli konut kredisi sözleşmesinin feshine, davalı bankaya konut kredisi sözleşmesi sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, sözleşmeler nedeniyle davalı bankaya ödenen 40.133,34 TL ile diğer davalı ... Ltd. Şti.'ne ödenen 70.000 TL olmak üzere toplam 110.133,34 TL'nin (davalı ... Bankası AŞ'nin 40.133,34 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Banka vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kredinin bağlı kredi olmadığını bu nedenle de müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı şirket vekili; verilen kararın hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, konut satış sözleşmesine bağlı kredi sözleşmesinin ödenmeyen taksitlerinin iptali, sözleşme uyarınca ödenen satış bedelinin ve kullanılan bağlı kredi nedeniyle ödenen bakiye satış bedelinin satıcının temerrüdü nedeniyle tahsili istemine ilişkindir. 1. Davalı şirket tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı, bu haliyle istinaf kanun yoluna başvurmayan tarafın temyiz hakkının da bulunmadığı gözetilerek davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin reddine,

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bağlı kredi olduğunun anlaşılmasına göre davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5949, K. 2026/3478, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5949-e-2026-3478-k-d826c5ef1468