Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5465 E. 2026/2347 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5465
Karar No
2026/2347
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1300 E., 2025/1772 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/432 E., 2025/361 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; eczane sahibi ve mesul müdürü olan müvekkili aleyhine davalı Kurumun 02.08.2019 tarihli yazı ile 2016 Protokolünün (5.3.2), (5.3.6), (5.3.10), (6.17) ve (4.3.6.) maddeleri uyarınca, sahte manuel ve e-reçetelerin karşılanması ile muayene katılım payının atlatılmasını gerekçe göstererek; uyarı, 352.132,30 TL cezai şart, 35.140,71 TL reçete bedelinin geri alınması işlemlerinin tesis edildiğini ileri sürerek, müvekkili aleyhine uygulanan uyarı, 352.132,30 TL cezai şart ve 35.140,71 TL reçete bedelinin tahsil işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli kararıyla; alınan 20.10.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, 352.132,30 TL tutarındaki cezai şartın ve 35.140.71 TL reçete bedelinin ödeme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tahsili işlemlerinin, müfettiş raporunun eksik inceleme ve tespitlere dayandığı, denetime elverişli olmadığı, davalı Kurum tespitlerinin somut ve ispatı mümkün bir şekilde ortaya konulmadığı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Kurumun 02.08.2019 tarihli yazısı ile davacıdan talep edilen 35.140,71 TL reçete bedeli ile 352.132,30 TL cezai şart bedeli tahsili ve uyarı işlemi hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli kararıyla; dava konusu cezai işlemin dayanağı olan davalı Kurum görevlisi tarafından yapılan inceleme sırasında beyanları alınan dava dışı davalı Kurum sigortalısı dava dışı hastalar/yakınlarının davaya konu işlemin bizatihi konusu oldukları, uyuşmazlığın maddi vakıaya ilişkin olduğu ve tanık dinlenebileceği de gözetilerek tanık olarak dinlenmeleri gerektiği, Mahkemece sahte reçete düzenlenmesi/karşılanması hususunda davacı ya da ilgili dava dışı hekimler hakkında ceza soruşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılmadan varsa usulünce celp edilip incelenmeden, eldeki davaya etkileri tartışılmadan hüküm kurulduğu, Mahkemece; dava konusu cezai işlemlere ilişkin olarak, dava konusu işleme esas hususlarda ceza soruşturmalarının/ceza davalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, başlatılan ceza soruşturması sonucunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165. maddesi de gözetilerek bekletici mesele yapılması, ilgililer hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde ise söz konusu soruşturma dosyasında toplanan delillerin Mahkemece değerlendirilmesi, konusunda uzman bilirkişi heyetinden, mevzuat ve sözleşme hükümlerinin her bir dava konusu işlem yönünden ayrı ayrı değerledirildiği, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınarak, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 01.05.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, alınan tanık ifadeleri ve soruşturmaya adı karışan dava dışı hastane çalışanları, dava dışı doktorlar ve davacı eczacı hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan "şüpheliler hakkında atılı suçtan delil yetersizliğinden Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığı" hükmü değerlendirildiğinde, davacı eczacının kast unsurunun bulunduğu yönünde somut bir tespitin dosya kapsamında bulunmadığı, davacı eczacı ve dava dışı çalışanlarının içerik olarak sahte olduğu düşünülen reçetelerin düzenlenmesinde bir dahli olduğu yönünde somut bir tespit yapılmadığı, davalı Kurum tarafından davacının eli ürünü imzalamış ya da düzenlemiş olduğu herhangi bir belge, reçete ya da rapor olup olmadığı, bu yönde herhangi bir somut tespitinin yapılmadığı, eczacıların elektronik reçeteleri veya manuel reçeteleri karşılarken Protokol maddeleri gereği T.C. kimlik numarasını beyan eden herhangi bir kişiye ilaçları teslim edebileceği, bu kişinin hastaya yakınlık derecesini sorgulamak gibi bir sorumluluğunun olmadığının ve bu şekilde teslim ettiği ilaçların hastaya ulaştırılıp ulaştırılmadığını kontrol ve takip etmesinin mümkün olmayacağının dikkate alındığı, davalı Kurum müfettiş raporunun eksik inceleme ve tespitlere dayandığı, denetime elverişli olmadığı, davalı Kurum tespitlerinin somut ve ispatı mümkün bir şekilde ortaya konulmadığı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Kurumun 02.08.2019 tarihli yazısı ile davacıdan talep edilen 35.140,71 TL reçete bedeli ile 352.132,30 TL cezai şart bedeli tahsili ve uyarı işlemi hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davacı eczacı ile davalı Kurum arasındaki ilaç temini sözleşmesine aykırılık iddiasıyla tesis edilen uyarı, reçete bedeli ve cezai şart kesintisi işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre her işlem bazında gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5465, K. 2026/2347, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5465-e-2026-2347-k-b40605abe65e