Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5299 E. 2026/1974 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5299
- Karar No
- 2026/1974
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/250 E., 2025/1855 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/80 E., 2024/411 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının sayaçsız olarak direkt bağlantı yapmak suretiyle, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin (Yönetmelik) 42. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırı olarak kaçak enerji kullanımı yaptığının yerinde yapılan kontrol sonucunda düzenlenen 08.11.2023 tarihli kaçak elektrik kullanım tespiti tutanağı ve fotoğraflar ile belirlendiğini, yapılan tespitte ... numaralı tesisatın bulunduğu adreste dava dışı ... Havalandırma İklimlendirme Beyaz Eşya Elektrik Elektronik Gıda Hay. İnş. Tur. San. ve Tic Ltd. Şti.nin çift vardiya olarak metal işleme üzerine ticari faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini, tahakkuk ettirilen 509.053,64 TL kaçak kullanım bedeli ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; kaçak elektrik tespit tutanağında kullanıcı olarak müvekkili yer almış olsa da ilgili işyerinde faaliyet gösterenin dava dışı ... Havalandırma Ltd. Şti. olduğunu, bu durumun ve müvekkilinin bahsi geçen dava dışı şirketin yetkilisi olmadığının ... kayıtlarından da açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaçak elektrik tespit tutanağına ek olarak konulan belgeler incelendiğinde, vergi levhasında kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilen adreste faaliyet bulunan kişinin ticaret ünvanının dava dışı ... Havalandırma Ltd. Şti. olduğu, dava dilekçesinde de açıkça kaçak elektrik tespit tutanağına konu adreste dava dışı ... Havalandırma Ltd. Şti. ünvanı ile çift vardiya olarak metal işleme ticari faaliyetinin yapıldığının belirtildiği, İzmir ... Müdürlüğü kayıtlarında, kaçak elektrik kullandığı iddia edilen adresin dava dışı ... Havalandırma Ltd. Şti.nin merkez adresi olduğunun görüldüğü, Ege Vergi Dairesi kayıtlarına göre dava dışı ... Havalandırma Ltd. Şti.nin bu adreste faaliyette olduğunun tespit edildiği, dava dilekçesi içeriği, kaçak elektrik tespit tutanağının ekindeki belgeler ve Mahkemece toplanan resmi kayıtlara göre; kaçak elektrik kullanıldığı iddia olunan adresin kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarihte dava dışı ... Havalandırma Ltd. Şti. tarafından fiilen kullanıldığı, davalının kendi adına bu adreste ticari faaliyetinin olmadığı, davacı vekilinin takip talebinde yalnızca kaçak elektrik tutanağını dayanak olarak gösterdiği, abonelik sözleşmesine takip talebi ve ödeme emrinde dayanılmadığı, dava dilekçesinde de davalı adına söz konusu adreste elektrik aboneliği olduğunun ve davalının abone olarak sorumlu tutulması gerektiğinin iddia edilmediği, varsa abonelik sözleşmesine delil olarak dayanılmadığı, itirazın iptali davalarının sıkı sıkıya icra takibine bağlı olduğu, takipte dayanak yapılmayan bir belgenin itirazın iptali davasında dayanak yapılamayacağı, takipte yalnızca borcun sebebi olarak kaçak elektrik bedeli gösterildiği, fiili kullanıcı olmadığının tespit edilen davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; borçlu davalıya ait mahalde müvekkili şirket saha ekipleri tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, eksik inceleme ile yeterli araştırılma yapılmadan karar verildiğini, mahalde olay anı itibariyle işletmede aktif yönetim faaliyeti gösteren davalı adına kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek fatura ve kaçak kayıt döküm evrakları tahakkuk edildiğini, kaçak tespit tarihinde belirtilen adreste bulunan davalının kimlik bilgileri üzerine tutanak ve fatura tanzimine onay verdiğini, davalı ziyaretçi yahut oradan rastgele geçen biri olsaydı buna rıza göstermeyeceğinin açık olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağının kesin delil niteliğinde aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, aksinin davalı tarafça ispat edilemediğini, tutanağa konu yerin davalı tarafından işletildiği, fakat muvazaalı biçimde abonelik sözleşmesi tarafının davalının oğlu dava dışı ... olduğu, kaçak enerji kullanımı sağlanan dava dışı işletme ... Havalandırma Ltd. Şti. yetkilisinin ise davalının dava dışı annesi ... Kamış olduğu, metal işleme gibi bir ağır endüstri faaliyetinde nitelikli mesleki teknik bilgi birikimine haiz olmayan orta yaşın üzerindeki davalının dava dışı annesinin yalnızca nezdinde resmi kayıtlar düzenlenmesinden öte bir işlevi olmadığını, davalı ile dava dışı ... Havalandırma Ltd. Şti. arasında organik bağ olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yönetmeliğin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri" başlıklı 42. maddesinin birinci fıkrası; "Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." hükmünü havidir. Kaçak elektriği fiilen kullanan kişinin, haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak, bu sorumluluk abonenin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Kaçak elektrik kullanan şahsın haksız fiil hükümleri uyarınca, abonenin de sözleşmeden doğan sorumluluğunun bulunduğu, bu durumda kaçak kullanımdan her ikisinin de müteselsilen sorumlu oldukları belirgin olmasına göre, davacı şirket alacağını sorumluların tamamından isteyebileceği gibi, bunlardan biri veya birkaçından da isteyebileceğinin kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2011 tarihli ve 2011/19-104 Esas,2011/239 sayılı ilamı). Dairemizin yerleşik içtihatları gereği; kaçak elektrik tespit tutanağının, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 204 maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı, davacının kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması gerektiği sabittir. Dava konusu 08.11.2023 tarihli ve 275175 seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı incelendiğinde; 11047749 tesisat numarasına dair, davalının kimlik bilgileri yazılarak doldurulduğu, davalının imzasının bulunmadığı, "Abonenin adı soyadı" kısmına dava dışı ...'ın adının yazıldığı, kullanım şekli olarak "Yerinde yapılan kontrolde kullanıcı sayaçsız olarak direkt bağlantı yapmak suretiyle kaçak enerji kullandığı tespit edildi, Bağlantılar bozuldu. Pano mühürlendi." belirtildiği ve bu kullanımın Yönetmeliğin 42. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde kapsamında kaçak elektrik kullanımı olduğu sabittir. Dosyaya kazandırılan ..., vergi ve esnaf odası kayıtlarından; davaya konu kaçak kullanımın yapıldığı adresin dava dışı ... Havalandırma İklimlendirme Beyaz Eşya Elektrik Elektronik Gıda Hay. İnş. Tur. San. ve Tic Ltd. Şti.'nin merkezi olduğu, bu şirketin temsilcisinin davalının annesi dava dışı ... olduğu ve davalının adresle ve bu şirketle resmi bir bağının olmadığı görülmüştür. Bu bilgiler ışığında; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince; ..., vergi ve esnaf odası kayıtları dikkate alınarak davalının fiili kullanıcı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmişse de, kararın 23.05.2024 tarihli ilk celsede henüz tarafların delilleri toplanmadan, özellikle davacının dava dilekçesinde bildirdiği tutanak mümzileri dahi dinlenilmeden, kaçak elektriği fiili olarak kullananın davalı olup olmadığına dair gerekli araştırma yapılmadan, yalnızca resmi kayıtlar esas alınarak eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; dosyanın esasına girilerek, tarafların delillerinin toplanması, tesisata yönelik eski ve güncel kayıtların davacı şirketten ve dava dışı ...'tan temini ile ilgili Belediyeden iş yeri ruhsatının istenmesi, dava dilekçesinde bildirilen tutanak mümzilerinin dinlenmesi ile fiili kullanıcının tespitinin sağlanması ve oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.