Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/101 E. 2026/3772 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/101
Karar No
2026/3772
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1957 E., 2025/2357 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/441 E., 2025/448 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen Özel ..... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkili Hastanenin 2021 yılı Ağustos ayı dönemi....Cerrahisi branşı hakedişlerinden hukuka aykırı olarak kesinti uyguladığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; itiraz konusu kesintilerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, Kurum tarafından yapılan kesintinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Hastanenin kalp ve damar cerrahi bölümünde tedavi edilen ve kesintilere konu olan tüm hastaların tıbbi durumunun tek tek ve aydınlatıcı şekilde değerlendirildiği ve tablo halinde dosyaya ibraz edildiği, raporun uzman hekim tarafından hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflarınca sunulan evrakların bilirkişi heyeti tarafından incelenmediğini, rapora karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, kesintilerin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalı Kurum tarafından 2021 yılı Ağustos ayı dönemi ....Cerrahisi branşı hakedişlerinden hukuka aykırı olarak kesinti uyguladığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise kesinti işleminin sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince; kalp ve damar cerrahisi uzmanı hekim ile SGK uzmanından oluşan iki kişilik heyetten aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu kesintilerin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava konusu kesintilerin "Sklerozan madde enjeksiyonlarının bu kodla fatura edildiği düşünülmektedir. İnceleme ve denetim yapıldıktan sonra değerlendirilmelidir." gerekçesiyle yapıldığı, dosya içerinde davalı Kurum tarafından yapılan araştırma ile ilgili belge bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Kurumun hangi inceleme ve araştırmaya dayanarak kesinti yaptığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan hastalara ait epikriz raporlarına göre kesintilerin değerlendirildiği ve davacı vekili tarafından 30.10.2023 tarihinde sunulan hastalara ilişkin kayıtların incelenip incelenmediğinin rapor içeriğinden anlaşılmadığı, raporun bu haliyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince; davalı Kurum tarafından yapılan kesinti işlemlerinin yerinde olup olmadığının tespiti açısından, kesintilere konu tüm belge ve bilgiler dosya arasına alındıktan sonra, konusunda uzman kalp ve damar cerrahisi uzmanı hekim, SUT uzmanı ve SGK mevzuatından anlayan nitelikli hesap uzmanınından oluşan bilirkişi heyetinden; Kurum inceleme raporu ile mevzuat ve sözleşme hükümlerinin dava konusu kesintiler yönünden gerekçeleriyle birlikte değerlendirildiği, denetime elverişli, tarafların bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınması ve sonrasında tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/101, K. 2026/3772, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-101-e-2026-3772-k-d3e7dba3ae1c