Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5098 E. 2026/2494 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5098
- Karar No
- 2026/2494
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/940 E., 2025/2181 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1566 E., 2022/1870 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla fatura tahakkuk ettirildiğini ve aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak kullanımının söz konusu olmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2022/23688 E. sayılı dosyasında davalı şirkete şimdilik 1.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, 07.12.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 235.582,22 TL'ye yükseltmiş, ayrıca davalı şirket tarafından müvekkiline ait destekleme hesabından 26.08.2022 tarihinde yapılan 21.290,49 TL kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket yetkilileri tarafından davacıya ait tarımsal sulama tesisinde yapılan kontrolde kaçak/usulsüz elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiğini, kaçak elektrik kullanımının kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; özel hukuk tüzel kişisi olan davalının alacağını ispatlar kayıt ve belgeleri yazı yazılmasına gerek bulunmadan sunması gerektiği, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 195. maddesinin uygulanma imkanının olmadığı, davalı şirket tarafından dava konusu takip dayanağı alacağın, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümlerine uygun düzenlenmiş kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına dayandığının ispatlanamadığı, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2022/23688 E. sayılı dosyasında takipte kesinleşen miktarın 186.229,40 TL olduğu, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddinin gerektiği, davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun dosya kapsamına göre ispat edilemediği, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile talep ettiği destekleme hesabından yapıldığı iddia edilen kesintinin iadesi talebinin ise, kesintinin dava tarihinden önce yapılmış olması ve işbu davada kesintinin iadesi talebine ilişkin usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2022/23688 E. sayılı takip dosyasında davalıya 186.229,40 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacı vekilinin ıslah dilekçesiyle talep ettiği kesintinin iadesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu borcun kaçak elektrik kullanımı iddiasına ve tutanaklara dayandığı, bu nedenle davalının takip başlatmakta kötüniyetli sayılamayacağı, ispat külfeti kendisinde bulunan davalının usulüne uygun şekilde yapılan ve kesin süre içeren ihtara rağmen belge ve delillerini sunmadığı, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; ıslah dilekçesi sunulmadan evvel müvekkilinin sorumlu tutulduğu borç miktarının tespit edilmesi adına davaya konu icra dosyasında ıslah tarihi itibariyle güncel dosya raporu aldırıldığını ve ilgili rapor doğrultusunda davanın ıslah edildiğini, ancak Mahkemece ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi gerekirken takip çıkış miktarı üzerinden karar verildiğini, davalı şirket tarafından başlatılan haksız takibe itiraz edildiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu, ilgili durdurma kararına karşı davalı şirket tarafından herhangi bir şekilde itirazın kaldırılması yahut itirazın iptali yoluna başvurulmadığını ve haksız bir şekilde müvekkilin destekleme hesabından kesinti yapılarak kötü niyetli davranıldığını, kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, verilen 2 haftalık kesin süre ile müvekkili şirketin delil sunma hakkının kısıtlandığını, kısmi dava ikame edilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirket tarafından tespit edilen kaçak tahakkukunun Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, Yönetmeliğin 43/5 maddesi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmasının ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olmasına, ispat yükü üzerinde olan davalının, usulüne uygun olarak yapılan ihtara rağmen delillerini süresinde dosyaya sunmamayarak davacının kaçak elektrik kullandığını ispat edememesine, hâkimin yargılamayı belli sürede bitirmeleri hususunda adil yargılama kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunmasına, kötü niyet tazminatının yasal koşullarının bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.