Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4850 E. 2026/1993 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4850
- Karar No
- 2026/1993
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1211 E., 2025/1200 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/541 E., 2022/376 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Sendikanın davalılardan ... A.Ş.den 2015 model ... 1.6 model aracı .... Noterliğinin 09.06.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile satın aldığını, aracın yetkili servisten alındığında 6.000 km'de olduğunu, araçta zaman içerisinde boya atmaları meydana geldiğini, yetkili servisin vermiş olduğu 19.02.2019 tarihli belgede; aracın kaputunda sol-sağ arka ve ön çamurluğunda boya atmasının mevcut olduğunun belirtildiğini, yetkili servisin araçtaki bu hatanın imalat hatası olduğunu, aracın tekrar boyanıp teslim edilebileceğini beyan ettiğini, boyama sebebiyle araçta değer kaybı olacağından onarımla birlikte değer kaybına ilişkin zararın karşılanmasının talep edildiğini ancak davalı firma ve yetkili servisle yapılan görüşmelerden bir sonuca varılamadığını, hali hazırda aracın tavan hariç tüm bölümlerindeki boyalarının attığını ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, mümkün olmadığı taktirde araç satış sözleşmesinin haklı nedenle feshi ile araç için ödenen 81.000,00 TL'nin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini, bunun da mümkün olmaması halinde araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. A.Ş vekili; müvekkili şirket ithalatçı olduğundan husumet yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, diğer davalı şirketin de müvekkilinin yetkili satıcısı olmadığını, davacı Sendikanın aracı ikinci el olarak diğer davalı şirketten satın aldığını, davacı terditli talepte bulunamayacağından talebinin açıklattırılması gerektiğini, araçtaki vernik atmasının dış etkenlerden ve kullanıcı hatasından kaynaklandığını, araçta üretimden kaynaklı herhangi bir sorun olmadığını, davacıya yapılan teklifler tamamen müşteri memnuniyeti kapsamında yapıldığından bu tekliflerin davacının iddia ettiği ayıbın varlığını kabul anlamında yorumlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. ... Enerji Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın boya kalkma durumunun kullanıcı hatası veya bir kaza geçirme vb. bir sebeple gerçekleştiğini, davacının iddia ettiği gibi bir ayıp mevcut ise bu ayıbın müvekkili şirketten kaynaklanmadığını, tamamen üretim hatasından kaynaklanan bir sorun olduğunu, zararın ithalatçı firma ya da imalatçı firma tarafından karşılanması gerektiğini, hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddinin gerektiğini, aracın ayıpsız misliyle değişimi veya sözleşmeden dönerek bedel iadesi haklarından birinin kullanılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumun davacı lehine sebepsiz zenginleşme yaratacağını, davacı terditli talepte bulunamayacağından davacının talebinin açıklattırılması gerektiğini, davacının faiz talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı ... A.Ş.nin Türkiye distribütörü/ithalatçısı olduğu dava konusu aracı 09.06.2016 tarihinde 81.000,00 TL bedel ödeyerek diğer davalı şirketten satın aldığı, bilirkişi raporunun oluşa ve hukuka uygun olduğu, araç üzerinde yapılan incelemede, araçtaki boya kalkma durumunun imalattan kaynaklı gizli ayıp olmadığı, dış etkilerden kaynaklandığı, davalı ... A.Ş. ... marka araçların Türkiye distribütörü ve ithalata yetkili ana bayisi olup, satış sözleşmesinin tarafı olmadığından sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişinin yaptığı tespit ve gerekçenin hakkaniyetten ve gerçekten uzak olduğunu, değer kaybının eksik hesaplandığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ikinci el olarak satın alınan aracın ayıpsız misli ile değişimi, mümkün değilse araç satış sözleşmesinin feshi ile ödenen bedelin iadesi, mümkün değilse araçta meydana gelen değer kaybının tazmini istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Aynı Kanun'un 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. 2. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu araçta gizli ayıp olup olmadığı konusunda Makine Mühendisinden 01.07.2022 havale tarihli bilirkişi raporu alındığı, davacı vekilinin işbu rapora itiraz ettiği, Mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazlar giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidildiği görülmüştür. Bu bağlamda, Mahkemece; hükme esas alınan raporda, herhangi bilimsel ve teknik inceleme yapılmadan aracın boya kalkma durumunun imalattan kaynaklı gizli ayıp olmadığı, dış etkenlerden kaynaklandığı, davalılara kusur izafe edilemeyeceği belirtilerek sadece davalıların cevap dilekçelerindeki beyanlarına yer verildiği, davalılar tarafından belirtilen hususların teknik açıdan tarafınca da doğru olduğu gibi soyut ihtimal ve varsayımlar üzerine oluşturulduğu anlaşılmış olup, davacı tarafça açıkça kabul edilmeyen bu rapora dayanarak bir hükme varılması mümkün değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece teknik bir üniversiteden makine ve otomotiv alanında uzman 3'lü bilirkişi heyetinden, dosyaya sunulan tüm evraklar, bilirkişi raporu ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar da dikkate alınarak, araçta meydana gelen soyulmanın imalat aşamasındaki üretim hatasından mı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığını da belirtir, iddia ve savunmaları kapsayan taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ve bu nedenle eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.