Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3489 E. 2026/563 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3489
- Karar No
- 2026/563
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2303 E., 2025/965 K. DAVA TARİHİ : 07.10.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/439 E., 2022/359 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davacının işçi olarak çalıştığı şirketin hissedarı ve genel müdürü olduğunu, ihtiyacı olduğunu söyleyerek kendisinden borç para istediğini ve bunun üzerine davalıya 40.000 usd para verdiğini ancak davalının bunu geri ödemediğini, daha sonra da davalının iş sözleşmesinin feshedildiğini ve şirketten ayrıldığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkiline borç olarak para verilmediğini, davacının talimatı üzerine paranın bankadan çekildiğini ve paranın davacıya teslim edildiğini, bu hususun davacının oturduğu sitenin kamera kayıtları ve şirket aracının gps kayıtları ile de ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini dilemiş, bilahare vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile %20 oranında kötü niyet tazminatı ve HMK 329. madde uyarınca tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından bankaya yazılan talimatta paranın davalıya borç olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, her ne kadar davalının oturduğu siteye yazılan yazıya cevap verilmemiş ise de para çekildikten sonra davalının kendisine şirket tarafından tahsis edilen araçla davacının oturduğu siteye gelmiş olması da davalının talimat uyarınca bankadan aldığı parayı davacıya getirdiğini gösterdiği, tüm bu nedenlerle paranın davalı tarafından talimat uyarınca bankadan çekilmesi bu paranın kendisine borç olarak verildiğini göstermediğinden, paranın borç olarak verildiğinin ispat külfeti davacıya ait olduğundan, davacı da delil olarak yemine dayandığından, yemin de davalı tarafından eda edildiğinden, yeminin kesin delil niteliğinde olduğu dikkate alınarak sabit olmayan davanın reddine, davalı vekili ıslah dilekçesi ile kötü niyet tazminatı talep etmişse de ıslah dilekçesinin tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra verildiğinin anlaşılması gerekçesiyle inkar tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, HMK 329. maddesinin ise davacı tarafından davalı hakkında takip yapıldığı, takipten sonra bu davanın açıldığı dikkate alınarak bu maddenin uygulanması talebinin de reddine karara verilmiş; karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların istinaf talebinin dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan inceleme neticesinde; özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmiş, paranın borç olarak verilmiş olduğunun sabit olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili; kötü niyet tazminatı ve HMK 329. madde de düzenlenen tazminat isteminin reddi kararının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç akdi iddiasına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından bankaya verilen talimatın içeriği ve şirket aracının dijital kayıtlarında para çekildikten sonra davacıya ait konuta gidildiğinin anlaşıldığı, ayrıca davalının yargılama aşamasında ettiği yemin ve yeminin içeriğine göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.