Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3346 E. 2026/2374 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3346
Karar No
2026/2374
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/904 E., 2025/992 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/386 E., 2025/44 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 21.04.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının müvekkilinden borç para istediğini, 08.03.2018 tarihinde de müvekkilinin tanığı ...'ın döviz bürosu olan ofisine geldiğini, kimliğini ibraz ettiğini ve tarih, isim soyad, telefon numarası bulunan belgeyi bizzat imzaladığını, müvekkiline ait 70.218 USD'yi elden alarak oradan ayrıldığını, ancak belgede kararlaştırılan tarihte borcun geri ödenmediğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, açılan itirazın iptali davasının usulden reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalının ilk takip tarihi olan 20.03.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü ileri sürerek; bu tarihten itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Amerikan Dolarına uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte aynen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının davasına dayanak olarak gösterdiği belgede rakam, imza, tarih ve ad-soyad bulunmasının davaya konu paranın borç olarak verildiğini ispata yeter olmadığını, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/16092 soruşturma sayılı dosyasından alınan raporda; davaya konu belge üzerinde yazılmış bulunan "Aşağıdaki meblağı borç olarak aldım. 08.05.2018'de ... ye geri ödeyeceğim" içerikli yazının müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı yanca dava konusu alacağın dayanağının, davalı tarafından imzalanan döviz bürosuna ait defter sayfasının bir satırı olduğu, defter sayfasının davacıya değil dava dışı döviz bürosuna ait olduğu, aynı defterde 22 kişinin isim ve imzasının yer aldığı, ilgili satırdaki "Aşağıdaki meblağı borç olarak aldım, 08.05.2015 tarihinde ...'ya geri ödeyeceğim" şeklindeki yazının davalıya ait olmadığının dolayısıyla sahteliğinin tespit edilmiş olduğu hususları gözetildiğinde söz konusu defter sayfasındaki davalıya ait satırın adi yazılı senet sayılamayacağı, davacı tarafından başkaca yazılı delil sunulmadığı ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının üzerine düşen ispat yüküne uygun olarak senetle ispat zorunluluğu kapsamında olan tüketim ödüncüne konu alacağını usulünce yazılı delille ispat edemediği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; incelemeye konu yazı metnine bir bütün halinde bakıldığında aslında adi bir senet vasfı taşıdığını, belgedeki imzanın ve kendi eli ürünü metinde bulunan isim- soyisim- alınan paranın cinsi ve miktarı- tarih yazılı ibarelerinin davalı borçlu eli ile yazıldığını, bu durumun davalı tarafından inkar edilmediğini, mahkemenin ispat külfetine ilişkin yanılgıya düştüğünü ve ispat külfetinin müvekkilinde olduğunu değerlendirerek, davalının isticvap beyanlarındaki çelişkili beyanlarını görmezden gelerek esasa ilişkin olarak usul ve yasaya aykırı bir karar verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacının delil olarak dayanılan belgedeki "Aşağıdaki meblağı borç olarak aldım, 08.05.2015 tarihinde ...'ya geri ödeyeceğim" şeklindeki yazının davalıya ait olmadığının ve sonradan eklendiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davalı tarafından imzalanan kısımda rakam, tarih ve davalının ad ve soyadının bulunup döviz bürosuna ait defter sayfasının bir satırı olduğu, defter sayfasının davacıya değil dava dışı döviz bürosuna ait olduğu, aynı defterde 22 kişinin isim ve imzasının yer aldığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190/1 maddesi gereği herkes iddiasını ispatla yükümlü olup; davacının davalıya ödünç verdiği hususunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 madesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3346, K. 2026/2374, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3346-e-2026-2374-k-225d88ef2e08