Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2833 E. 2026/1872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2833
- Karar No
- 2026/1872
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/14 E., 2025/320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/250 E., 2024/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurum tarafından Ocak 2009 dönemine ilişkin 1.475.710,53 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 2.102.724,23 TL olarak ıslah etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen 2011/240 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından Şubat 2009 dönemine ilişkin 1.036,659,54 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 817.136,61 TL olarak ıslah etmiştir. 3.Davacı vekili birleşen 2011/241 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından Eylül 2009 dönemine ilişkin 1.501.677,11 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.449.923,01 TL olarak ıslah etmiştir. 4. Davacı vekili birleşen 2011/242 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından Ekim 2009 dönemine ilişkin 1.221.760,99 TL kesinti işlemi uyguladığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 926.590,87 TL olarak ıslah etmiştir. 5.Davacı vekili birleşen 2011/244 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından Ocak 2010 dönemine ilişkin 2.185.145,90 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.413.669,08 TL olarak ıslah etmiştir. 6.Davacı vekili birleşen 2011/245 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Şubat 2010 dönemine ilişkin 1.284.920,35 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.219.237,05 TL olarak ıslah etmiştir. 7.Davacı vekili birleşen 2011/250 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Eylül 2008 dönemine ilişkin 1.789.386,04 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.733.177,35 TL olarak ıslah etmiştir. 8.Davacı vekili birleşen 2011/251 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından Mayıs 2008 dönemine ilişkin 1.329.965.96 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.242.505,63 TL olarak ıslah etmiştir. 9.Davacı vekili birleşen 2011/252 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Aralık 2008 dönemine ilişkin 843.193,21 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 758.423,14 TL olarak ıslah etmiştir. 10.Davacı vekili birleşen 2011/253 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Ağustos 2008 dönemine ilişkin 1.074.715,23 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.023.648,58 TL olarak ıslah etmiştir. 11.Davacı vekili birleşen 2011/258 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Haziran 2009 dönemine ilişkin 2.490.198,44 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 2.490.198,44 TL olarak ıslah etmiştir. 12.Davacı vekili birleşen 2011/259 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Kasım 2009 dönemine ilişkin 2.427.823,00 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 2.383.579,28 TL olarak ıslah etmiştir. 13.Davacı vekili birleşen 2011/260 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Ağustos 2009 dönemine ilişkin 1.640.783,84 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.523.512,96 TL olarak ıslah etmiştir. 14.Davacı vekili birleşen 2011/261 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Aralık 2009 dönemine ilişkin 985.403,76 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 924.078,97 TL olarak ıslah etmiştir. 15.Davacı vekili birleşen 2011/385 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Haziran 2010 dönemine ilişkin 2.028.136,23 TL kesinti işlemi uyguladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.522.317,47 TL olarak ıslah etmiştir. 16.Davacı vekili birleşen 2011/386 Esas sayılı davada; davalı Kurum tarafından, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran 2010 dönemlerine ilişkin mutabakat faizi adı altında 1.399.181,93 TL kesinti yaptığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.399.181,93 TL olarak ıslah etmiş, karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu kesintilerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olarak yapıldığını belirterek, davaların reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 5510 sayılı Kanunun geçici 90. maddesi gereği davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; feragatın davayı sonlandıran hukuki bir işlem olduğu ve davalının muvafakatına bağlı olmadığı, ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 90. maddesi gereğince feragat dosyasında taraflar lehine/aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine, diğer bir deyişle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına ilişkin olarak Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; hukuk yargılamasında davacı tarafın istem sonucundan vazgeçmesi anlamına gelen davadan feragatin, davalının ve mahkemenin kabulüne ve herhangi bir şarta bağlı olmaksızın, davacının, dava konusundan (talep sonucundan) kısmen veya tamamen vazgeçtiğini, yazılı veya sözlü olarak mahkemeye yönelik tek taraflı, kesin, açık ve rücu edilemez bir irade beyanıyla açıklaması suretiyle davaya son veren, böylece esas haktan da vazgeçilmesine neden olan ve kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğuran karma karakterli bir işlem olarak tanımlanabildiği, o halde uyuşmazlığın görüldüğü davayı kesin olarak sona erdirerek dava konusu haktan da vazgeçilmesine yol açan tek taraflı bir irade beyanı olan davadan feragat için, müvekkili Üniversitenin Rektörlük Makamının usulüne uygun tecelli etmiş feragat iradesi bulunmadıkça, açılmış olan davalardan feragat edilmesinin 5510 sayılı Kanunun Geçici 90. maddesi çerçevesinde dahi mümkün olmadığı, zira geçici 90. maddesinin mevcut düzenlemeler karşısında müstakil bir kamu tüzel kişiliğini haiz olan Üniversitenin iradesine müdahale niteliği taşıdığı çelişkinin giderilmesi için feragat iradesinin bulunması ve varsa bildirilmesinin gerektiği, bu bağlamda davadan feragat için müvekkili Üniversitenin usulüne uygun tecelli etmiş feragat iradesinin usulüne uygun olarak Mahkemesine bildirilmesi gerektiğini, usulüne uygun olarak tecelli etmiş bir feragat beyanı yokken davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili Üniversitenin harçtan muaf olduğunu ve davalıların da yargılama giderlerine dair bu yöndeki talebinin hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek;kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; müvekkili Kurum işlemlerinin dayanağının meri mevzuat olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, nihayetinde esasa ilişkin karar verildiği takdirde kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından SUT ve mevzuata aykırı yapıldığı ileri sürülen kesintinin iadesi istemine ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 97/7 maddesine dayanmakta olup, anılan fıkra; “Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35 inci maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir. Ne var ki 22.12.2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 90. maddede; ''Genel sağlık sigortası kapsamında yer alan kişilere, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerine ilişkin olarak Kurum ile götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalayan kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeyi imzaladıkları mali yıldan önce düzenleyerek 97 nci maddenin yedinci fıkrasına göre Kuruma teslim ettikleri fatura ve eki belgelerin, belirlenen sürelerde inceleme sürecinin tamamlanamaması nedeniyle, ödenen avans tutarları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir ay içerisinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurumca giderleştirilir. Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalamış kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularınca sözleşme öncesinde incelenen fatura dönemine ait oluşan kesinti tutarlarına karşı açtıkları davalardan kesinleşmemiş olanlarının tamamından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde feragat ederler. Sağlık hizmeti sunucusu tarafından itiraza konu edilmemiş olsa da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce incelenen fatura dönemine ait oluşan tutarlardan sağlık hizmet sunucusunun mahsup edilmeyen alacakları Kurum tarafından terkin edilir.'' hükmü getirilmiştir. Yine 5510 sayılı Kanuna 27.12.2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile eklenen geçici 99. maddede de; "2023 yılında götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi yapılmış kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının Kuruma 31/12/2023 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında verdikleri tedavi hizmetlerine ilişkin toplam tahakkuk tutarının götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda, aradaki fark terkin edilir. Terkin edilen tutar, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen ve geçmişe de etkili düzenlemelerin, devam etmekte olan davalara uygulanmasının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.