Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5513 E. 2026/1902 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5513
- Karar No
- 2026/1902
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1467 E., 2025/1904 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/104 E., 2025/405 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi gereği davalı Kurum nezdinde sigortalı dava dışı hastalara verilen sağlık hizmeti ile ilgili 2009 yılı Ağustos, 2011 yılı Eylül-Ekim-Kasım Aralık ayları, 2012 yılı Şubat-Nisan ve Temmuz aylarına ilişkin faturalarda uygulanan kesintilerin yersiz olduğu belirterek, toplam 5.071.134,26 TL'nin kesinti tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından uygulanan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşme ve fatura bedellerinin ödenmesi konulu genelge uyarınca, davacının ibraz ettiği 8 aya ilişkin faturada uygulanan 5.071,139,68 TL kesintinin 3.707,680,18 TL yönünden yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.707,680,18 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine, hükmedilen alacak için davalının usulünce temerrüdünün söz konusu olmadığından kesinti tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli kararıyla; davanın dayanağını oluşturan kesinti işlemlerinin değişik branşlarda, çok sayıda hasta için uygulanan tetkik ve tedaviye ilişkin olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyette ise yalnızca bir hekim yer aldığı, raporun bu hali ile yetersiz olduğu, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından yapılan kesintiden 3.707.680,18 TL'nin yerinde olmadığının tespit edildiği, ancak bilirkişilerin rapora ekli hasta bazlı açıklama ve hesap listesinde hangi gerekçe ile kesintilerin yerinde olup olmadığı hususunda açık şekilde ve objektif değerlendirmeler ile işlemin yerindeliği hususunu denetledikleri, bilirkişilerce sadece sütun açılarak "kesinti uygundur/değildir" şeklinde bir tespitle yetinildiği, rapora ekli hasta bazlı inceleme tablosunda "kesinti tutarı" sütununun eklendiği ve fakat uygulanan cezai işlemin kısaca ne olduğunu gösteren bir sütunun tabloya eklenmediği ve bilirkişilerce kesintinin yerinde olduğuna ilişkin değerlendirmenin gerekçeli olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 25.10.2024 tarihli kök rapor ve 28.05.2025 tarihli ek raporu doğrultusunda, davalı Kurum tarafından yapılan 5.071.134,26 TL kesintiden 4.561.964,31 TL kesintinin yerinde olduğu, 509.175,37 TL kesintinin ise yersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 509.175,37 TL kesinti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararını karşılar mahiyette denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin tamamının yersiz olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık iddiası ile davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin iadesi talebine ilişkindir. 1. Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında, davacı kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucusunun davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunmasına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı Kurum tarafından dava dışı hastalara uygulanan tetkik ve tedavi işlemleri ile tedavi işlemlerinin taraflar arasındaki sözleşme ile SUT hükümlerine aykırı olduğundan bahisle, davacının 2009 yılı Ağustos ay, 2011 yılı Eylül-Ekim-Kasım Aralık ayları, 2012 yılı Şubat-Nisan ve Temmuz aylarına ilişkin faturasından 5.071,134,26 TL kesinti uygulandığı anlaşılmaktadır. Davaya konu uyuşmazlık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 97. maddesinin (7.) fıkrasına dayanmakta olup, anılan fıkra; “(Değişik yedinci fıkra: 18.02.2009-5838/2 md.) Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35. Maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir. Ne var ki 22.12.2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 90. maddesinde; ''Genel sağlık sigortası kapsamında yer alan kişilere, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerine ilişkin olarak Kurum ile götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalayan kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeyi imzaladıkları mali yıldan önce düzenleyerek 97. maddenin yedinci fıkrasına göre Kuruma teslim ettikleri fatura ve eki belgelerin, belirlenen sürelerde inceleme sürecinin tamamlanamaması nedeniyle, ödenen avans tutarları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir ay içerisinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurumca giderleştirilir. Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalamış kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularınca sözleşme öncesinde incelenen fatura dönemine ait oluşan kesinti tutarlarına karşı açtıkları davalardan kesinleşmemiş olanlarının tamamından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde feragat ederler. Sağlık hizmeti sunucusu tarafından itiraza konu edilmemiş olsa da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce incelenen fatura dönemine ait oluşan tutarlardan sağlık hizmet sunucusunun mahsup edilmeyen alacakları Kurum tarafından terkin edilir.'' hükmü getirilmiştir. Yine 5510 sayılı Kanuna 27.12.2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile eklenen geçici 99. maddede de; "2023 yılında götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi yapılmış kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının Kuruma 31.12.2023 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında verdikleri tedavi hizmetlerine ilişkin toplam tahakkuk tutarının götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda, aradaki fark terkin edilir. Terkin edilen tutar, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanır." hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen düzenlemelerin, devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.