Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4854 E. 2026/1871 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4854
- Karar No
- 2026/1871
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/420 E., 2025/1203 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/884 E., 2024/1048 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Fatsa 1. Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesinin 2015/646 E. sayılı dosyası üzerinden ... Özel Sağlık Hizmetleri ve Hastanesinin 06.12.2021 günü saat 10:42 itibarıyla iflasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, iflas kararı sonrasında Trabzon Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünce şirketle imzalanmış Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmetleri Satın Alım Sözleşmesini davaya konu işlemle feshettiğini ve hastanenin sağlık hizmet sunucusu niteliğinin sona erdiğini, iflas kararı verildiği sırada 3. seviye 6 yataklı cerrahi, 3. seviye 7 yataklı dahiliye, 2. seviye 7+1 yataklı koroner yoğun bakım ile 1. seviye 4 kuvözlü yeni doğan yoğun bakım ünitesi ve 137+1 yatak kapasitesiyle, 41 hekim ve 123 hekim dışı sağlık personeli ile 161 destek personeliyle toplam 325 personelle Fatsa başta olmak üzere çevre illere sağlık hizmeti sunduğunu, henüz kesinleşmemiş karar neticesinde SGK ile anlaşmalı sağlık hizmet sunucusu kapsamından çıkarılmasının, şirketin ticari itibarını zedeleyeceği gibi finansal maliyet riski ile Fatsa başta olmak üzere bölge il ve ilçelerinde yaşayan insanların sağlık hizmetlerinin karşılanmasına zafiyet üreteceğini, davacı şirketle ilgili henüz gerekçeli kararı tebliğ edilmemiş ve kesinleşmemiş iflas kararı nedeniyle davalı Kurum tarafından tesis edilen “sözleşmenin feshi” işleminin dayanağı olarak söz konusu sözleşmenin (13.2) maddesinde yer verilen hükmün gösterildiğini, oysa ki sözleşmede yer verilen “iflasa karar verilmesi halinde sözleşme kendiliğinden sona erer” ibaresinde yer alan “iflasa karar verilmesi” hali, İlk Derece Mahkemesi iflasın ilanına ilişkin kararını mı yoksa kesinleşme sonucunu doğuran iflas karanının onanması kararını mı içerdiği hususunun netleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek; davalı Kurumun 22.12.2021 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Mahkemece verilen iflas kararının icra müdürlüğünce derhal yerine getirildiğini, kesinleşmesi beklenmeden icra edilebileceğini, iflas kararının verildiği tarih ve saat itibarıyla sonuç doğuracağını, iflasın açılması ile birlikte artık müflise ödeme yapılmayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ... Özel Sağlık Hizmetleri ve Hastanesi A.Ş. olduğu "davanın İflasın Ertelenmesine" ilişkin dosyanın 03.05.2023 tarihinde karara çıktığı, "İflas Erteleme Talebinin Reddine" karar verildiği ve kararın 18.09.2024 tarihinde kesinleştiği, davacı ile davalı Kurum arasında Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Alım Sözleşmesi imzalandığı, Mahkemenin 2022/198 E. sayılı dosyasında ilk kararda davacı şirketin iflasına karar verildiği henüz karar kesinleşmeden, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 22.12.2021 tarihli yazısıyla sözleşmenin fesihinin bildirildiği, bekletici mesele yapılan dosyada iflas erteleme talebinin reddine dair karar verilerek kararın kesinleştiği ve davacının iflas etmediği, davalı Kurum tarafından davacıya yazı ile bildirilen işlemin dayanağının kalmadığı ve sözleşmenin feshinin haksız olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun 22.12.2021 tarihli yazı ile bildirilen sözleşmenin fesih işleminin haksız olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın feshe yönelik işleminin davacı şirketin iflasına dayalı olması ve İstinaf ile Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen iflas erteleme davasında, davacı şirketin borca batıklık halinin sona ermesi sebebiyle iflas etmediğinin anlaşılmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin (13.2) maddesindeki " iflasına karar verilmesi" şeklindeki düzenlemenin somut olay bakımından uygulanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; öncelikle davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, 5510 sayılı Kanundan doğan tüm uyuşmazlıklarda Kuruma karşı açılacak olan davaların 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesinin (b) bendi uyarınca İş Mahkemeleri olduğunu, Kurum ile davacı yan arasında 2018 yılında akdedilen sözleşmenin (13.2) maddesine göre sağlık hizmet sunucusu hakkında iflas kararı verilmesi ya da kapanması halinde sözleşme kendiliğinden sona erer denildiğini, yine aynı maddenin devamında "bu durum SHS tarafından 10 (on) iş günü içerisinde kuruma bildirilir ve iflas ve kapanma tarihini takip eden ayın ilk 10 (on) iş günü içerisinde SHS'de mevcut olan faturalar kuruma teslim edilir. Mücbir sebepler hariç olmak üzere bu süre içerisinde teslim edilmeyen fatura bedelleri ödenmez" denildiğini, İflas işlemini yürüten Fatsa İflas İdaresinin 2021/1 İflas sayılı dosyasına davacı yanın mevcut hak edişinin nasıl ve nereye ödeneceğine dair yazışma yapıldığını, İİK madde 192'ye göre iflasın açılması ile birlikte artık müflise ödeme yapılmayacağını, müflise yapılan ödemelerin bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağını, ilgili yasa maddesine istinaden Kurum tarafından davacıya ait hak ediş kendisine ödenmediğini, İflas idaresine belirtilen şartlar ile Kurum tarafından ödeme yapılacağının bildirildiğini, Kurum tarafından usul ve yasaya uygun olarak işlem yapıldığını, eldeki davanın açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri, vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı özel sağlık hizmeti sunucusu ile davalı Kurum arasında akdedilen sağlık hizmeti alım sözleşmesinin, davacı hakkında yürütülen iflas davası nedeniyle feshedilmesine dair ilamın iptali istemine ilişkidir. Dosyadaki bilgi ve belgelerle; davacının iflas etmediği; fesih işleminin dayanağının ortadan kalktığı ve işlemin haksız olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.