Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/2717 E. 2026/3969 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2717
Karar No
2026/3969
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 31.03.2021tarihli ve 2020/576 esas, 2021/612 sayılı kararı İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi 26.12.2019 tarihli ve 2020/51esas, 2021/435 sayılı kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek veisteyerek yardım etme HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7-1 delaletiyle 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZ EDİLEN KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesi 13.01.2025 tarihli ve 2022/31766 esas,2025/1153 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 13.01.2025 tarih ve 2022/31766 esas, 2025/1153 sayılı karara CMK 308. maddesi gereğince itiraz edilmekle; CMK 308/3. maddesi uyarınca itiraz konusu değerlendirildi: İtiraz nedeni incelendiğinde; Sanığın örgüte müzahir dernek üyesi olduğu, daha öncesinde ...'da hesabı bulunmamasına rağmen örgütün ...'ya para yatırılmasına ilişkin 2. destek çağrısından sonra 25.09.2014 tarihinde hesap açtırarak para yatırdığı, takip eden aylarda herhangi bir hesap hareketinin bulunmadığı halde örgütün ...'ya para yatırılmasına ilişkin 3. destek çağrısından sonra hesabına para yatırıp akabinde 20.03.2015 tarihinde tekrar para yatırdığı ve hesabındaki tüm parası karşılığında katılım hesabı açtığı, sanığın bu şekilde sadece talimat tarihlerine denk gelecek biçimde para yatırma ve katılım hesabı açma işlemleri yapmasının mutat bankacılık hareketi olarak kabul edilemeyeceği, yine sanığın .../PDY silahlı terör örgütüne yardım etme kastını ortaya koymak açısından sosyal medya paylaşımlarının bulunduğu, bu şekilde sosyal medya paylaşımları ve ...'ya örgütün 2. ve 3. destek çağrılarına uyumlu biçimde para yatırma ve katılım hesabı açma şeklinde vuku bulan ve örgütün talimatları doğrultusunda amaca hizmet eden eylemlerinin dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı, ayrıca .../PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği hususunda ortada herhangi bir şüphe de söz konusu olmadığı gerekçelerine yönelik olduğu görülmüştür. Dosya incelendiğinde; Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin süreklilik gösteren kararlarında açıklandığı üzere, .../PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmıştır. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun oluşması doğrudan kastın varlığına bağlıdır. Doğrudan kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasa'ya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile suç kastının bulunup bulunmadığı somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Örgütün 2. ve 3. çağrısından sonra ...'ya destek olmak amacıyla para yatırdığı ve katılım hesabı açtığı, örgüte müzahir dernek üyesi olduğu ve örgütün amacına hizmet eder nitelikte sosyal medya paylaşımları yaptığı belirtilen sanığın, örgütle iltisaklı dernek üyeliği ile sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımların .../PDY terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek yönünün de bulunmadığı cihetle anılan hususların müsnet suç bakımından sempati ve iltisak boyutunu aşan bir yönünün bulunmadığı gibi örgütün 1. çağrısından sonra herhangi bir bankacılık işlemi bulunmadığı ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesap açıp para yatırmaya devam ettiğinin tespit edilmesi karşısında; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen (2) ve (3) fıkra hükümleri uyarınca itirazın değerlendirilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/2717, K. 2026/3969, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-2717-e-2026-3969-k-6017ce7f7811