Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/6429 E. 2026/4135 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6429
Karar No
2026/4135
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN; İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ YAZISININ TARİHİ : 19.09.2025 İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.04.2025 tarih ve 2022/10557 E., 2025/10974 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:Ceza Dairesinin,01.06.2020 tarih ve 2018/1830 E., 2020/625 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarih ve 2017/642 E., 2018/489 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesi, 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-)İTİRAZ KONUSU: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yeterli delil bulunup bulunmadığına ilişkindir. II-)İTİRAZ NEDENLERİ: Beyan deliline dayanan deliller ceza muhakeme hukukunda özelikle başka delilin elde edilemediği durumlarda çok önem kazansa da kural olarak tek başlarına mahkumiyet kararı verilebilmesi için yeterli değildir. Zira subjektif bir delil olan ve kişinin algısında, sağlık durumundan, sanık ile aralarında olan husumetten ve psikolojisinden etkilenebilen beyan delilleri ile maddi gerçeğin ortaya çıkarması mümkün olmayacaktır. Somut olayda soruşturmanın tanık ...'in dilekçesi ile başladığı, bu tanığın, dosya içerisinde bulunan soruşturma evraklarına göre, sanık ile arasında husumet bulunduğu, bu tanığın sanık ile ilgili bilgileri öğrendiği zaman suç ihbarında bulunmayıp, uzun süre sonra suç ihbarında bulunduğu, birbirlerine suç isnat eden tanık ...nün beyanlarına itibar edilmeyeceği, diğer tanıkların beyanlarında sanığın üyeliğinin bulunduğu ... Öğretmenler Derneği faaliyetlerine ilişkin bilgi verdikleri, bu tanıkların sanığın dernek dışında terör örgütüne üye olduğuna dair bilgi ve görgülerinin olmadığını beyan ettikleri, dolayısıyla Lütfü'nün iddialarının diğer tanık beyanları ile doğrulanmadığı, Sadece dernek üyeliğinin örgüt üyeliği suçuna vücut vermeyeceği, konum ve kişisel özellikleri de gözetildiğinde, örgüte üye olma kastıyla hareket ettiğini görtermeyeceğinin anlaşılması karşısında; örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu tespit edilemeyen sanığın örgütle iltisaklı dernek yönetiminde denetim kurulunda görev yapmasının örgütsel faaliyet olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle itiraza konu onama hükmünün kaldırılarak, bozma kararı verilmesi, itiraz yerinde görülmediği takdirde, 5271sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talebi ile itiraz isteminde bulunulmuştur. III-)İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ: Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı Kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; ... kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan, örgütle iltisaklı kapatılan dernekte denetim kurulu başkanı olup sürekli ve düzenli olmayacak şekilde sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katılmak dışında dosya kapsamında başkaca eylemi tespit edilemeyen sanığın, örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu anlaşılmıştır. IV-)KARAR: 1-)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.04.2025 tarih ve 2022/105 57... /10974 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 2-)Yukarıda açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün tebliğnameye uygun olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/6429, K. 2026/4135, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-6429-e-2026-4135-k-f4a49fb5176c