Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/566 E. 2026/224 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2025/566
Karar No
2026/224
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 930-1472

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 62, 52/2-4, 53, 54... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ilişkin Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 17.05.2018 tarihli ve 86-240 sayılı hükümlerin, sanıkların müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 10.12.2020 tarih ve 930-1472 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, söz konusu kararın sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 28.05.2025 tarih, 16055-6127 sayı ve oy çokluğuyla; "Sanıkların, haklarında herhangi bir ihbar ya da istihbari bilgi olmaksızın, önleme arama kararına istinaden yapılan uygulama sırasında araçlarının durdurulduğu, aracın tampon kısmında uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; sanıkların aynı gün Bingöl'den kullanmak amacıyla uyuşturucu madde aldıklarına ve ikametlerinin bulunduğu Elazığ'a dönerken yakalandıklarına yönelik savunmaları, sanıkların kanında ve idrarında yapılan analizde ele geçirilen uyuşturucu maddeyle aynı neviden uyuşturucu madde tespit edilmesi ve ele geçen net uyuşturucu maddenin sanık sayısı da dikkate alındığında miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırında olması karşısında; sanıkların savunmalarının aksine, suça konu uyuşturucu maddeleri kullanma amacı dışında, satma veya başkasına verme amacıyla bulundurduklarına ilişkin mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyesi ...; "Somut olayda, suça konu uyuşturucu maddelerin sanık ...'in kullandığı aracın tampon kısmında 7 paket şeklinde ele geçirilmesi, ele geçen 3240 gram hint kenevirlerinden net 1140 gram esrar elde edileceğinin belirlenmesi, hint kenevirleri yaprakları ayrıştırılmadan toz haline getirilip saf esrar elde edilmeden de tüketilebildiği, yaprak ve sapları ile birlikte brüt miktarıyla da uyuşturucu madde ticaretine konu edilebildiği, olayda ayıklama işlemi yapılmadan ele geçirilen kenevir miktarının kişisel kullanım sınırlarının çok üzerinde olduğu gibi elde edilecek net esrar miktarının da sanık başına düşen miktarı itibarıyla dairemizin uygulamalarıyla kabul edilen kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olduğu, sanıkların ekonomik durumları ve olayın gerçekleştiği andan itibaren suçtan kurtulma amacına yönelik çelişkili beyanlarda bulunmaları da gözetildiğinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16.09.2025 tarih ve 16404 sayı ile karşı oyda belirtilen gerekçeler doğrultusunda itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 02.10.2025 tarih, 6241-9285 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme, sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu yoksa uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 05.12.2017 tarihli yakalama ve arama tutanağına göre; Kovancılar İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince, Kovancılar Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.11.2017 tarihli ve 482 sayılı önleme araması kararına istinaden, 05.12.2017 tarihinde Elazığ-Bingöl Karayolu üzerindeki Gülüşkür Jandarma Karakol Komutanlığı önünde uygulama noktası oluşturulduğu, saat 11.40 sıralarında kontrol noktasına yaklaşan ve şoför koltuğunda sanık ...’in, sağ ön koltuğunda ise sanık ...’in oturduğu 34 ** **** plaka sayılı aracın durdurulduğu, araçtan indirilen sanıkların yapılan üst aramalarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, ardından narkotik köpeği eşliğinde araçta gerçekleştirilen arama sırasında köpeğin, aracın arka tamponuna tepki verdiği, görevlilerce tamponun iç kısmı kontrol edildiğinde; her biri şeffaf streç naylona sarılı olan ve toplam daralı ağırlığı 3950 gram gelen, 7 parça hâlindeki suç konusu esrarın ele geçirildiği, konu ve gerçekleştirilen işlemler hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatına istinaden, sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan işlem yapıldığı, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarının 26.12.2017 tarihli raporuna göre; ele geçirilen 3240 gram ağırlığındaki saplı ve yeşil renkli bitki parçalarının kenevir bitkisi olduğu, söz konusu bitkiden net 1134 gram esrar elde edilebileceği, Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığının 11.01.2018 tarihli raporunda; sanıkların kan ve idrar örneklerinde, esrarın etken maddesi tetrahidrocannobinol tespit edildiği, Kolluk tarafından düzenlenen 07.12.2017 tarihli yazıya ve ekindeki PTS (Plaka Tanıma Sistemi) Sistemine ilişkin evraka göre; 34 ** **** plaka sayılı aracın, 05.12.2017 tarihinde saat 05. 36... .18’de Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Duru Jandarma Karakol Komutanlığına; aynı tarihte saat 09.51’de ise Genç İlçe Emniyet Müdürlüğüne ait PTS kayıtlarında görüldüğü, Anlaşılmaktadır. İnceleme dışı sanık ... aşamalarda; sanık ...’in tanıdığını, diğer sanığı ise tanımadığını, tamponunda esrar bulunan aracı 04.12.2017 tarihinde, saat 19.00 sıralarında arkadaşı ... ile birlikte kiraladıklarını, aracı teyzesinin Tunceli’nin Pertek ilçesinde bulunan eşyalarını almak amacıyla kiraladıklarını, araçla bir süre Elazığ il merkezinde dolaştıklarını, bu esnada saat 23.00 sıralarında sanık ... ile karşılaştıklarını, adı geçenin isteği üzerine aracı kendisine teslim ettiğini, sanığın araçla nereye gittiğine dair bir bilgisinin bulunmadığını, ele geçirilen suç konusu uyuşturucu madde ile bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir. Sanık ... soruşturma evresinde; Elazığ’da ikamet ettiğini, uyuşturucu madde kullandığını, olay günü sürücülüğünü yaptığı aracın, arkadaşı olan inceleme dışı sanık ... tarafından kiralandığını, adı geçenden aracı kiralamasını diğer sanık ile birlikte kendisinin istediğini, inceleme dışı sanıktan aracı 04.12.2017 tarihinde, akşam saatlerinde Elazığ il merkezinde teslim aldıklarını, ardından sanık ... ile birlikte araçla il merkezinde dolaşmaya başladıklarını, araçla 05.12.2017 tarihinde, saat 02.30 sıralarında, TOKİ konutlarının bulunduğu bölgeden geçtikleri esnada, cadde üzerindeki arkadaşını fark ettiğini, bunun üzerine aracı durdurup arkadaşıyla sohbet etmeye başladığını, sohbet esnasında arkadaşının Karakoçan ilçesine gideceğini öğrenmesi üzerine söz konusu yere gitmeye karar verdiklerini, saat 03.50 sıralarında Karakoçan’a geldiklerini, arkadaşının araçtan inmesinden sonra söz konusu yerde biraz vakit geçirdiklerini, saat 08.00 sıralarında Elazığ’a dönmek için tekrar yola çıktıklarını, Gülüşkür mevkine yaklaştıkları sırada görevlilerce durdurulduklarını, araçta yapılan aramada suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğini, söz konusu maddelerle herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını, isnat edilen suçlamayı kabul etmediğini, Mahkemede; suç konusu uyuşturucu maddeyi, sanık ... ile birlikte Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan, parayı ortaklaşa ödeyerek paketlenmiş hâlde kullanmak amacıyla satın aldıklarını, söz konusu şahsın uyuşturucu maddeyi aracın tamponuna yerleştirdiğini, Sanık ... soruşturma evresinde; Elazığ’da ikamet ettiğini, uyuşturucu madde kullandığını, sanık ...’in arkadaşı olduğunu, 05.12.2017 tarihinde saat 02.00 sıralarında, dışarıda dolaştığı esnada adı geçenin sürücülüğünü yaptığı aracı gördüğünü, sanığın da kendisini fark edip aracı durdurduğunu ve birlikte gezmeyi teklif ettiğini, kabul etmesi üzerine araçla Elazığ il merkezinde dolaşmaya başladıklarını, bir süre sonra Bingöl’ün Genç ilçesine gitmeye karar verdiklerini, saat 07.00 sıralarında söz konusu yere geldiklerini, sanık ...’in kız arkadaşının yanına gideceğini söylemesi üzerine, bir çay ocağının yakınında araçtan indiğini, çay ocağına girip adı geçeni beklemeye başladığını, yaklaşık bir saat sonra sanık ...’in geri geldiğini, ardından Elazığ’a dönmek için yola çıktıklarını ve Gülüşkür mevkine geldiklerinde görevlilerce durdurulduklarını, araçta yapılan aramada suç konusu esrarın ele geçirildiğini, uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını, söz konusu madde ile herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını, isnat edilen suçlamayı kabul etmediğini, Mahkemede; suç konusu uyuşturucu maddeyi sanık ... ile birlikte Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde, açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan 1500 TL karşılığında paketlenmiş hâlde satın aldıklarını, paranın 750 TL’sinin kendisine ait olduğunu, söz konusu şahsın uyuşturucu maddeyi aracın tamponuna yerleştirdiğini, Savunmuşlardır. V. GEREKÇE 1. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Uyuşturucu madde bulundurmak eyleminin, kullanmaya mı yoksa ticarete mi matuf olduğunun tespiti suç vasfını da belirleyecektir. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 tarihli ve 107-136, 06.03.2012 tarihli ve 387-75, 13.03.2023 tarihli ve 252-153 sayılı kararlarında açıklandığı ve doktrinde de (Ateş M.Faik/Bakırcı Yurdanur/Karslı K.Serhat Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları Adalet Yayınevi 3. Baskı syf.190, 1058, Akkaya Çetin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları Adalet Yayınevi syf. 638, 640, Bayraktar Köksal/Kiziroğlu Keskin Serap/Yıldız Ali Kemal/Zafer Hamide ve ark. syf 349) kabul edildiği üzere; Uyuşturucu madde bulundurmak eyleminin, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu mu yoksa kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu oluşturduğunun tayini için bulundurmanın amacının tespit edilmesi gerekir. Bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken kriterlerden bazıları şunlardır: a. Sanığın bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediği, b. Uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimi, c. Bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşidi ve miktarı, d. Sanığın uyuşturucu madde kullandığının tıbbi raporla tespit edilip edilmediği e. Sanığın ekonomik ve sosyal durumu Her somut olay, bu ve benzeri kriterler ışığında ve kendi özelinde; savunma ve tüm delillerle irtibatı kurulmak suretiyle bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Böylece bulundurma kastı şüpheye yer bırakmayacak katiyette saptanmalıdır. Eylemin, kullanmaya mı yoksa ticarete mi matuf olduğuna ilişkin şüphenin yenilememesi hâlinde sanık lehine yorumla, bulundurmanın kullanma amacına matuf olduğu kabul edilmelidir. 2. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Görevlilerce önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan sanıkların içinde bulunduğu araçta yapılan aramada, aracın arka tamponunun içinde, her biri şeffaf streç naylona sarılı şekilde, yedi parça hâlindeki net 1134 gram gelen suç konusu esrarın ele geçirildiği olayda; Sanıkların içinde bulunduğu araç, uyuşturucu madde ticaretine ilişkin elde edilen herhangi bir bilgiye ya da ihbara dayalı olmaksızın, önleme araması kararına istinaden gerçekleştirilen olağan yol kontrolü sırasında durdurulmuştur. Sanıklar savunmalarında; uyuşturucu madde kullandıklarını, suç konusu esrarı açık kimlik bilgilerini bilmedikleri bir şahıstan kullanmak amacıyla satın aldıklarını beyan etmişler ve bu husus Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığının, sanıkların kan ve idrar örneklerinde esrar etken maddesi olan tetrahidrocannobinol tespit edilmesiyle de doğrulanmıştır. Gerek dosyadaki bilgi ve belgelerden gerek sanıkların kovuşturma evresindeki savunmalarından, suç konusu uyuşturucu maddenin Diyarbakır ili Liçe ilçesinden temin edildiği ve sanıkların da ikamet ettikleri Elazığ’a dönerken yakalandıkları anlaşılmaktadır. Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve sanık sayısı da dikkate alındığında, net 1134 gram esrar miktar itibarıyla kullanım sınırları içinde kalmaktadır. İnceleme dışı sanık ..., sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmamıştır Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin ortadan kaldırılması ve suç konusu uyuşturucu maddeyi satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin tam bir vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de bu yönde oluşan şüphenin sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği, bu hâliyle sanıkların sabit olan eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan on iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanıkların sabit olan eylemlerinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihli müzakerede karar için yasal ve yeterli yasal çoğunluk sağlanamadığından 15.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/566, K. 2026/224, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2025-566-e-2026-224-k-2478f2c66452