Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/67 E. 2026/228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2024/67
Karar No
2026/228
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2535-1708

I. HUKUKÎ SÜREÇ Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdureler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...’ya yönelik sanıklar ... ve ...’in; mağdureler ..., ..., ..., ..., ... ve...’ya yönelik sanıklar ... ve ...’in; nitelikli cinsel saldırı suçundan mağdureler ..., ..., ... ve ...’a yönelik sanık ...’un; mağdureler ..., ... ve ...’a yönelik sanık ...’in; mağdure ...’e yönelik sanık ...’in; mağdure ...’ya yönelik sanık ...’in 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine ilişkin Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.12.2018 tarihli ve 68-328 sayılı hükümlerin, sanık ..., sanık ... müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 25.10.2021 tarih ve 2535-1708 sayı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 109/3-b, 109/5, 53... . maddeleri uyarınca mağdure sayısınca 8 kez 9 yıl hapis, sanık ...’in aynı Kanun’un 109/2, 109/3-b, 109/5, 53. maddeleri uyarınca mağdure sayısınca 8 kez 9 yıl hapis, sanıklar ... ve ...’in aynı Kanun’un 109/2, 109/3-b, 109/5, 53. maddeleri uyarınca mağdure sayısınca 6 kez 9 yıl hapis, nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...’un aynı Kanun’un 102/2, 102/3-d, 53, 63... . maddeleri uyarınca mağdure sayısınca 4 kez 12 yıl hapis, sanık ...’in aynı Kanun’un 102/2, 102/3-d, 53, 63... . maddeleri uyarınca mağdure sayısınca 3 kez 12 yıl hapis, sanık ...’in aynı Kanun’un 102/2, 102/3-d, 53... . maddeleri uyarınca 1 kez 12 yıl hapis, sanık ...’in aynı Kanun’un 102/2, 102/3-d, 43/1, 53... . maddeleri uyarınca 1 kez 15 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve (sanık ... yönünden) cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Bu hükümlerin de sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 27.12.2022 tarih ve 6175-12019 sayı ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 20.07.2023 tarih ve 53390 sayı ile; "...Mağdurların birden fazla olması ve suç tarihlerinin farklı olması nedeniyle her bir mağdura yönelik eylemlerin ve sanıkların mağdurlara yönelik eylemlerdeki hukuki durumlarının ayrı ayrı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, denetime olanak sağlayacak şekilde kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenleri gerekçede gösterilmeden hüküm kurulması nedeniyle CMK'nın 289/1-g. maddesine muhalefet edildiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 21.11.2023 tarih ve 10091-7588 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme sanık ...'un müştekiler ..., ..., ... ve ...'a karşı, sanık ...'in müşteki ...'e karşı, sanık ...'in müştekiler ..., ... ve ...'a karşı, sanık ...'in müşteki ...'ya karşı nitelikli cinsel saldırı; sanıklar ... ve ...'in müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı, sanıklar ... ve ...'in müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 25.10.2021 tarih ve 2535-1708 sayılı kararıyla kurulan mahkûmiyet hükümlerinin Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediğinin belirlenmesine ilişkindir. IV. DOSYADAKİ BİLGİ VE BELGELER İncelenen dosya kapsamından; Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarını CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırarak mahkûmiyet hükümleri kuran Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 25.10.2021 tarihli ve 2535-1708 sayılı gerekçeli kararının 48. ila 53. sayfaları arasında; "Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe" başlığı altında özetle "…Manavgat İlçesi Side Jandarma Karakol Komutanlığı görevlilerince vize ihlali sebebiyle yakalanan ... kolluk görevlilerine sanık ... ve ...'in kendilerine tecavüz ederek alıkoydukları ve arkadaşlarından 2500 dolar para talep edildiğini belirtilmesi üzerine soruşturmaya başlandığı, eylemlerin silahlı örgüt yağma, cinsel saldırı, silahla tehdit suçlarına ilişkin olması ve mevcut suçlarla ilgili delil elde edilmesindeki güçlük dikkate alınarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK 135 maddesi uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması hususunda yapılan talep üzerine Manavgat 1. Sulh Ceza Mahkemesince 04/03/20 10... /108 D. İş-07/04/20 10... /168- 19/04/20 10... /182 D.İş- 07/05/20 10... /243 D.iş sayılı kararları ile iletişimin tespiti kararı verilmiş, sanıklar ve tanık olarak beyanı alınan ..., ...'ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların isnad olunan cinsel saldırı, özgürlüğü kısıtlama ve tehdit suçlarını işledikleri hususu sonucuna varılmıştır. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in ülkemizde bulunan yabancı uyruklu fuhuşla iştigal eden mağdureleri hedef olarak aldıkları, mağdurelerin gayrımeşru işle geçimlerini sağlamaları, ülkemize sosyo ekonomik zorluklar sebebiyle gelmiş olmaları sebebiyle mevcut eylemler sebebiyle resmi makamlara müracaatları durumunda vize ihlali ve fuhuş suçunun mağduru olmakla birlikte sınır dışı edilmeleri sebebiyle eylemler sebebiyle şikayetçi olmadıkları anlaşılmış, yargılama aşamasında mağdurelerden ... ve ... İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde beyanda bulunmuş, sanıkların kendilerine karşı herhangi bir eylemleri olmadığı, teşhis işlemlerini kabul etmediklerini, zorla hiçbir eylemin kendilerine karşı gerçekleştirilmediğini beyan etmiş iseler de bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor kapsamından Manavgat Jandarma Karakolunda yapılan teşhiste net bir şekilde sesli ve görüntülü olarak kaydedilen görüntülerde kendilerine karşı yapılan eylemleri anlatmışlar, yargılama aşamasında İzmir'de ikamet etmeyen ve soruşturma aşamasında şikayetçi olan mağdurelerin İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine giderek sanıklar lehine beyanda bulunmaları hayatın olağan akışına uygun kabul edilmemiş, beyanları yapılan telkinler sonucu değiştiği kanaatine varılmış, mağdure ...'nın kaçırılması eyleminde tanık olarak beyanda bulunan ... ve ... mağdureye karşı zorla kaçırmaya teşebbüs eyleminin gerçekleştiğini belirtmişler, tanık ... eylemin bizzat ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğini belirtmiş olup mağdurelerin yargılama aşamasındaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmış, sanıklarla yüz yüze gelmeksizin beyanı alınan ...alınan beyanında eylemin gerçekleştiği yönünde beyanda bulunmuştur. Tanık ... yargılama aşamasında 'kızların telefonunun ...'un arabasında kaldığını, ...'un ...'yı arayarak telefonları gelin alın" şeklinde beyanda bulunduğunu belirtmiş ise de soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık dava konusu sanıkların mağdurelere karşı eylemleri hususunda bilgisi olmadığı, ..., ... ve ... isimli bayanların kendisine kaçırıldıkları ve dövüldükleri yönünde beyanda bulunduğu, eylemi gerçekleştiren kişilerin birisinin ... diğerinin de ...isimli şahıs olduğunu, ...'nın ise ...'ın sevgilisi olduğunu belirtmiş olup soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadeleri inkar etme hususunu açıklama yönünde ileri sürdüğü sebepler yerinde görülmemiş, tanığın etki altında kalarak beyanlarından rücu ettiği sonucuna varılmıştır. Tanık ...yargılama aşamasında alınan beyanında soruşturma aşamasında alınan beyanını kısmi olarak doğrulamış mağdure ... ...'ın kendisini telefonla arayarak kaçırıldığı ve para istediklerini söyleyerek yardım istediğini, yanına sanık ... ve suat isimli kişilerin geldiğini kendisine aracı olduklarını ve 5000 USD para karşılığında kız arkadaşını ve yanındaki arkadaşını bıraktırabileceğini beyan ettiğini, aksi taktirde kızların başka yerlere satılacağını söyleyerek yanından ayrıldıklarını, ... ve ...'un ... ve beraber hareket ettiği kişiler tarafından kaçırıldığını öğrendiğini, mağdurların korktuğu için şikayet edemediklerini beyan etmiş olup, tanığın ifade tarihinde sanıklar ... ve ... ile Alanya L tipi Cezaevinde olması sebebi ile tanığın soruşturma aşamasında ayrıntılı olarak alınan ifadesini tekrar edememesi sebebi olarak olayın üzerinden uzun zaman geçmesi veya cezaevinde bulunan sanıkların kendisine yönelik davranış sergileme korkusu sebebinden kaynaklanmış olabileceği kanatine varılmış olup tanığın olaydan sonra mağdure ... ile karakola müracaat etmemesi mağdure ...'un vize ihlali sebebi ile gözaltına alınması esnasında mevcut olayı anlatması ve genişletilen soruşturma sebebi ile mağdure ...'un anlatımları doğrultusunda tanığın beyanının alınmış olması sanıklar ve tanık arasında geçmişe dayalı her hangi bir husumet bulunmamış olması sebebi ile tanığın soruşturma aşamasındaki beyanları hükme esas alınmıştır. Tanık ... yargılama aşamasında alınan beyanında; olaylarla ilgili bilgisi olmadığını beyan etmiş ise de; Manavgat Jandarma Karakolunda alınan beyanında net bir şekilde mevcut olayları anlatmış, olayların mağdur ve tanığı konumunda olan ... beyanlarında mağdurenin beyanını doğruladığı gibi iletişim tespit tutanaklarında net bir şekilde ... ile ... arasındaki telefon konuşma tapeleri ...'nın mevcut eylemle ilgili ...'la yapmış olduğu telefon görüşmeleri olayın gerçekleştiğini ortaya koymuş olması sebebi ile tanık ...'un yalan beyanda bulunduğu açık bir şekilde anlaşılmıştır. Tanık ... 'ın anlatımları kapsamından 23/04/2010 tarihinde Manavgat İlçesi, Sorgun ormanlarında sanıklar tarafından mağdureler ..., ..., ...'un alıkonuldukları tanığın soruşturma aşamasında alınan ve mahkemede tekrarlanan beyanı kapsamından anlaşılmış olup, tanığın anlatımları olay tarihinde, olay yerinde sanıklar ... ve ... ile buluştuklarını, beş tane yabancı bayanın bulunduğunu, kendisinin bir bayanı muhabbet etmek için ...'un yanından aldığını, ...'un kendisini arayarak bayanı getirmesini istediğini, bunun üzerine bayanı götürdüğünü, bayanın kendisine altınlarını, küpelerini ve telefonunu aldığını anlattığını beyan etmiş olup, söz konusu beyanları iletişim tapeleri ile de doğrulandığından hükme esas alınmıştır." şeklinde hususlara yer verildiği, Anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrası; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." şeklinde düzenlenmiştir. CMK'nın "Kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.”, "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinde de; "(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir: a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler. b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi. c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanunu'nun 61... . maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanun'un 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi. d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar. (2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir. (3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hâllerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir. (4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir.", Hükümlerine yer verilmiştir. Yüksek Ceza Genel Kurulunun 2003/7-223, 2003/2 39... /4-23, 2004/38 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; Karar; sorun, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşur. Sorun bölümünde, somut olay ile suçun işlenmesindeki özellikler ve suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, gerekçe kısmında mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ, diğer bir söylemle neden bu sonuca varıldığı anlatılmalı ve hukuki nitelendirme yer almalıdır. Sonuç, hüküm kısmında ise CMUK'un 268. maddesi uyarınca, verilen kararın ne olduğu, uygulanan yasa maddeleri, hükmolunan ceza miktarı, yasa yollarına başvurmanın mümkün olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir. Gerekçe/esbabı mucibe; tarafların esasa müessir iddia, savunma ve taleplerinin dinlendiğini, hangisinin hangi nedenle makbul addedilip üstün tutulduğunu, hangi beyan ya da delilin niçin kabul edilmediğini (AİHM Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85, Boldea/Romanya, B. No: 19997/02, 15/2/2007, § 30; Hiro Balani/İspanya, B. No: 18064/91, 9/12/1994, § 27), bu cümleden olarak; maddi vakıanın kabulüne hangi delillere dayanılarak ulaşıldığını açıklamalıdır. Karar mahkûmiyete ilişkin ise; eylemin hangi suçu oluşturduğuna dair hukuki değerlendirmeler ile cezanın belirlenmesi ve kişiselleştirilmesine ilişkin kriterlerin, somut olaya özgü hangi olgusal temellere göre belirlendiğini gösterilmelidir. Yargılama faaliyeti sonucunda ortaya çıkan vicdani kanaatin oluşum sürecinin inikâsı olan gerekçe; akla, bilime, hukuka ve dosya kapsamına uygun, tarafların ve kamuoyunun ikna ve güveni ile kanun yolu mahkemelerinin denetimine elverişli yeterlilikte (Hadjianastassiou/Yunanistan, B. No: 12945/87, 16/12/1992, § 33) olduğunu açıkça ortaya koymalı, gerek kendi içinde gerekse hüküm fıkrası ile çelişki oluşturacak ifade ve unsurlar barındırmamalıdır. Nihayet bir cihette hükmün meşruiyetini tahkim eden hukuki ve edebi bir metin olması itibarıyla insan onuruna, mahkemenin mehabetine, hukuk biliminin gerekleri ile temel kavramların da özgün anlamları ile kullanıldığı Türkçenin belagat ve selasetine yaraşır bir üslupla kaleme alınmalıdır. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamakta, tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gerekli olmaktadır (Sencer Başat ve Diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34.). Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi, CMK'nın 289/1-9 ve 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 308/7. maddeleri uyarınca hukuka kesin aykırılık hâllerinden birini oluşturacaktır. B. Uyuşmazlığa Dair Hukuki Nitelendirme Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin gerekçeli kararın; hükme esas alınan veya reddedilen delillerin neler olduğu açıkça ortaya konulduğu ve hangi tanık ifadelerine hangi sebeplerle üstünlük tanındığı hususları ile müştekilerin değişen beyanlarının sebeplerini ve bu kapsamda CMK'nın 230/1-b maddesi anlamında delil değerlendirilmesini ihtiva ettiği, Ancak kararda; Müştekilerin birden fazla olması ve suç tarihlerinin farklı olması nedeniyle sanıkların her bir müşteki ve yönelik eylemlerine dair hukuki durumlarının ayrı ayrı değerlendirilmediği ve bu kapsamda sanıklar açısından somut olay kabulünün yapılmadığı, Sonuç olarak, suça konu maddi olayın kabulü ile sanıkların kabul edilen oluş içerisindeki rolü ve eyleminin nitelendirilmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün, Anayasa'nın 141 ile CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde denetime elverişli, yasal ve yeterli bir gerekçe içermediği kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2-Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve 6175-12019 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 3- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 25.10.2021 tarih ve 2535-1708 sayılı kararının, Anayasa'nın 141 ile CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 4- Bozma nedeni, göz önüne alınarak sanıkların tahliye taleplerinin REDDİNE, 5-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/67, K. 2026/228, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2024-67-e-2026-228-k-906f2bbe2b78