Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/21452 E. 2026/7951 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/21452
- Karar No
- 2026/7951
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/419 E., 2022/912 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/112 E., 2021/59 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmek sizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
İncelenen dosya kapsamı itibarıyla; suçun sübutu için dosya kapsamındaki delillerin yeterli olduğuna ve sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin isabetli olduğuna dair sayın çoğunluğun onama düşüncesine tarafımızca aşağıdaki sebeplerle iştirak edilmemiştir. 1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Kovuşturma aşamasında sanığın görev yaptığı Elazığ ilindeki birimlere sanık hakkında güncel olarak sabit/ ankesörlü telefonlardan aranma kaydının olup olmadığının sorulmamış olması ve ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, askeri eğitim aldığı ve görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığının tespit edilmesi durumunda sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, var ise ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak var ise bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, hükümden sonra dosyaya gelen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 12.04.2021 tarihli yazısında, Marmara bölge temsilcisi ... K.'den ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi neticesinde sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun gönderildiği belirtilmiş olmasına rağmen, yazı ekinde başka bir şahıs hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun gönderildiği anlaşılmakla, Marmara bölge temsilcisi ... K.'den ele geçirilen dijital materyallerde sanığa ilişkin bir bilgi olup olmadığı araştırılarak, var ise sanık hakkında bu konuda düzenlenen veri inceleme raporunun dosyaya celp edilmesi, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının tekrar güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların usulüne uygun şekilde sanığa soru sorma hakkı tanınmak suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Kabule ve uygulamaya göre de, Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, 5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 61/3. maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı olduğundan, belirtilen sebeplerle bozma kararı verilmesi gerektiği halde, Mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.