Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/9151 E. 2024/8751 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9151
Karar No
2024/8751
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

TUTUKLU İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1247 E., 2020/589 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın duruşma talebinin, verilen cezanın nev ve miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince REDDİNE, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli, 2017/165 Esas - 2019/205 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli 2019/1247 Esas, 2020/589 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanığın ByLock kullanımına ilişkin kesin olarak tespitin yapılmadığına, 3. Sanık hakkında verilmiş olan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine, 4. Hükme esas alınan tanık beyanlarının usule aykırı olduğuna, 5.Hükmün hukuka aykırı delillere dayanması, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan; tanıklar ... A., ... B. ve ... Ç. nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağlantılarını devam ettirip ettirmediğinin de tespitine çalışılıp, mümkün olursa teşhis işlemi de yaptırılarak AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden hazırlık aşamasında alınan beyanın okunması ile yetinilerek savunma hakkının kısıtlanması, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, temyiz aşamasında dosya arasında alınan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulup, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulması, yine temyiz aşamasında dosya arasına alınan ... K. nin teşhis ve ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulup, mahkemede tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli 2019/1247 Esas, 2020/589 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu, sanığın eylemli olarak kaçma hazırlığındayken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığı ve tutuklulukta geçen süre de dikkate alınarak TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/9151, K. 2024/8751, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-9151-e-2024-8751-k-fb1236b0350a