Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/8781 E. 2024/12820 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8781
Karar No
2024/12820
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1590 E., 2019/2335 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2017/30 Esas, 2017/30 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2017/1590 Esas, 2019/2335 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,

1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği,

2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;

1.Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve soruşturma aşamasında beyanı alınan ... ve idari tahkikat aşamasında beyanı alınan ...'nün doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanunun 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 ıncı maddelerine muhalefet edilmesi, ayrıca suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olup mahkumiyet hükmüne esas alınan tanık beyanlarının bölünemeyeceği de gözetilip hangi tanık beyanının diğerine ve/veya beyanın bir bölümünün diğer bölümüne hangi nedenle tercih edildiği ya da üstün tutulduğu yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda özgün, ilgili ve yeterli gerekçelerin karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi neticesinde gerekçede zafiyet oluşturularak Anayasanın 141 inci, 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230 uncu maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2-Kabul ve uygulamaya göre de;

a-Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,

b-Kollukta müdafi huzurunda alınan ilk savunmalarında kendisinin ve başka şahısların örgütle iltisakına dair anlatımlarda bulunan ve mahkeme huzurunda etkin pişmanlık hükümleri anlatılmaksızın, bu husustaki açık beyanı alınmaksızın savunmalarının alındığı anlaşılmakla; Mahkemece etkin pişmanlık hükümlerinin ayrıntılı şekilde hatırlatılması, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi halinde ayrıntılı şekilde savunmalarının alınması neticesinde, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu ve yeterli olup olmadığı, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de Mahkemece takdir edilip, bu bağlamda beyanlarının doğruluğunun denetlenmesi suretiyle, sonucuna göre aynı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,

hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2017/1590 Esas, 2019/2335 sayılı Kararı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bayburt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/8781, K. 2024/12820, T. 30.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-8781-e-2024-12820-k-940a4fa10536