Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7642 E. 2024/5746 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7642
- Karar No
- 2024/5746
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1417 E., 2022/578 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Foça Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/541 Esas, 2015/84 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı Kanun'un, 62, 51/1-3-6-7, 52/2-4, 53/1 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1yıl 8 ay hapis ve 80TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 8 ay süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.10.2019 tarihli ve 2017/426 Esas, 2019/9773 Karar sayılı ilamı ile;
"Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 1158 ada 9 nolu parselde bulunan taşınmazda Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünden izin almadan inşai faaliyette bulunduğundan bahisle iddianame düzenlendiği, ancak İzmir II numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 29.09.2014 tarihli cevabi yazısında suça konu taşınmazın 1158 ada 8 nolu parsel olduğunun belirtildiği, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonrasında fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda iddianameye konu müdahalelerin 8 parsel nolu taşınmazda yapıldığının tespit edildiği, arkeolog ve inşaat bilirkişi raporunda da iddianame konusu eylemlerin 8 parsel nolu taşınmazda yapıldığının tespit edildiği, sonuç itibariyle, her ne kadar sanık hakkında 9 parsel nolu taşınmaza izinsiz inşai müdahalede bulunduğundan bahisle dava açılmış ise de; davaya konu eylemlerin 8 parsel nolu taşınmazda yapıldığı ve 8 nolu parsel ile ilgili açılan dava olmadığı anlaşılmakla; sanığın 8 parsel nolu taşınmaz üzerinde gerçekleştirdiği eylemleri hakkında açılan başka dava bulunup bulunmadığı, sanık hakkında aynı eylemler nedeniyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, dava açılmamış ise dava açılması sağlanarak, açılan dava ile eldeki davanın birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de; 1- “26/05/2014” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “2014” olarak gösterilmesi, 2-... adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, İzmir II nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün katılan olarak gösterilmesi, 3-T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi, 4- Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmesine karar verilmemesi, 5-CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi hükmüne göre ertelenmesine karar verilmiş olmakla birlikte, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması; ..." Gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur. Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yerel mahkemece bozma kararına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3-7,52/2-4, ve 53/1. maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis ve 80TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 8 ay süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; ilk hükümdeki temyiz nedenlerinin geçerli olduğuna, mahkemece bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğine ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği: Sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygunlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece 23.10.2020 tarihli 4. celsede bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama sırasında 05.04.2022 tarihli celsede Foça Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak 1158 ada 8 nolu parsel yönünden açılmış dava bulunup bulunmadığının sorulmasına, açılmış herhangi bir dava veya derdest soruşturma bulunmaması halinde duruşma günü beklenilmeksizin ilgili ada parsel yönünden birleştirme talepli iddianame hazırlanması için müzekkere ile suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, Foça Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2014 tarihli yazısıyla 1158 ada 9 nolu parselde 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu işlendiğinden bahisle suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık hakkında 2014/831 sayılı soruşturma yürütülerek kamu davası açıldığı, sonrasında İzmir II Nolu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca aynı taşınmazla ilgili olarak bu defa 1158 ada 8 nolu parsel üzerinden suç duyurusunda bulunulması üzerine kurul ile yapılan yazışmalar neticesinde söz konusu taşınmazın 1158 ada 8 nolu parselde bulunduğu belirtilerek Foça Kazı Kurulu Başkanlığının parsel numarasını 9 olarak yanlış belirttiğinin bildirildiği, bunun üzerine 1158 ada 8 nolu parsele ilişkin suç duyurusu yönünden Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1208 soruşturma sayılı dosyası üzerinden şüphelinin aynı eylem nedeniyle bir defa yargılanabileceği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek tekrar mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz isteminin reddine ancak;
Her ne kadar sanık hakkında 9 parsel nolu taşınmaza izinsiz inşai müdahalede bulunduğundan bahisle dava açılmış ise de; davaya konu eylemlerin 8 parsel nolu taşınmazda yapıldığı ve 8 nolu parsel ile ilgili açılan herhangi bir dava olmadığı, Foça Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2022 tarihli müzekkere cevabında da 8 nolu parsel hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğinin bildirildiği, böylece sanığın 8 parsel nolu taşınmaz üzerinde gerçekleştirdiği eylemleri hakkında dava açılmadığı belirlendiği halde, Dairemizin 03.10.2019 tarihli ve 2017/426 Esas, 2019/9773 Karar sayılı bozma ilamının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.