Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6491 E. 2024/11955 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6491
- Karar No
- 2024/11955
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/134 E., 2019/572 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2017 tarihli ve 2016/316 esas, 2017/327 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve yedinci fıkraları ve 63 üncü fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/134 esas, 2019/572 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.İstinaf Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna, 2.Sanığın soruşturmanın başından beri telefonuna Bylock programını yükleyen kişiyi söylediği halde fotoğraf teşhisi yaptırılmadan eksik araştırma ile karar verildiğine, 3.Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4.Sanığa isnat edilen bylock kullanım verisinin, eşinin aynı suçtan yargılanmasının, eşinin BankAsya hesabının mevcudiyetinin, sanığın örgüt üyeliğinden ceza alması için yeterli deliller olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, 5.Sanık hakkında delil olarak belirlenen, eşinin BankAsya’daki hesap hareketleri ve bu hesap üzerinden sanığa para transferi yapmasının delil olarak kabul edilemeyeceğine, 6.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 7.Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock programını örgütsel amaçla kullanmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından karardan sonra dosyaya gelen 252114 ve 276167 ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak görünen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanıklar ile ilgili aşama beyanları getirtilip, tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, B. Kabul ve uygulamaya göre de; 1.Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında telefonuna ByLock yükleyen kişiye ilişkin bilgi vermesi ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği bildirmesi, sanığın verdiği bilgiler doğrultusunda hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında sanığın bu beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılması için sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık hükümleri hatırlatılarak beyanının tekrar alınıp, verdiği ve vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmasında zorunluluk bulunması, 2. Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/134 esas, 2019/572 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.