Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6424 E. 2024/12045 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6424
- Karar No
- 2024/12045
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3965 E., 2019/1432 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düzeltilerek esastan ret kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2017/23 Esas., 2018/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi ve aynı maddenin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2018/3965 Esas ve 2019/1432 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilirken, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulama fıkrası olarak gösterilmesi ve aynı maddenin altıncı fıkrasının hükümden çıkartılması yönünden, 5271 sayılı Kanun'un aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.01.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, 2. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 3. MİT tarafından düzenlenen Bylock Teknik Raporunun hükme esas alınamayacağına, 4. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, 5. ByLock iddiası ile yargılananların bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanmadıklarına, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiğine, 7. Tek başına ByLock indirmenin mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında herhangi bir yazışmanın tespit edilmediği göz önüne alındığında, sanığın örgütsel amaçla ByLock kullandığının tespit edilemediğine, 8. Sanığın ikrara dönük savunmaları yasak delil niteliğindeki ByLock iddiasına karşı alındığından, zehirli ağacın meyvesi zehirli olur ilkesi gereği sanığın ikrarının da hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 9. Sanık ve tanık beyanları itibarıyla sanığın sohbetlere örgütsel amaçla değil dini saiklerle katıldığına, 10. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, bu sebeple sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 11. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 12. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 13. Tanıkların yüz yüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine; 14. 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin de değerlendirilmesi, aksi takdirde dosya kapsamı itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, 15. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme sebebi dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.12.2021 tarihli ve 347-653 numaralı kararında da ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, örgütteki konumu ve faaliyetleri de nazara alındığında, niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun makul indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2018/3965 Esas, 2019/1432 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.