Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/5491 E. 2024/10888 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5491
- Karar No
- 2024/10888
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2017 tarihli ve 2017/147 Esas, 2017/172 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/120 Esas ve 2019/333 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 2. İlgili dönemde Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank Asya hesap kayıtlarının, dernek üyeliklerinin ve gazete aboneliklerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 3. Sanığın dernek faaliyetleri aracılığıyla herhangi bir suça yahut terör faaliyetine katılmadığına, 4. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 5. ....hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 6. Sanığın bir kereliğine tatil amaçlı otelde konaklamasının mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağına, 7. Sosyal medya paylaşımlarının hakaret yahut şiddet içerikli olmadığına, 8. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için özel kastın bulunması gerektiğine, 9. Sanığın aşamalarda samimi olarak bildiklerini anlatmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, 10. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (CMK 180/1) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir. (CMK 181/1). Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması ve özellikle sanığın örgütün operasyonel faaliyetleri başlayıp gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki süreçte örgütsel faaliyetlerde bulunup bulunmadığının somutlaştırılması bakımından, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden -Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı Organize Suçlar Bürosunun 19.07.2017, 23.07.2018, 04.12.2018 ve 27.06.2019 tarihli yazılarının eklerinde- dosyaya gelen .... A., .... A. ve .... K. isimli şahısların beyan ve teşhisleri ile elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, ayrıca yukarıdaki açıklamalar ışığında, kovuşturma aşamasında beyanları alınmayan ... İ., .. C., K., ... B. ve ... Y. isimli şahısların beyanlarının suçun sübutu için önem arz etmesi karşısında, dosyaya gelen ifade yahut beyanların duruşmada okunması ile yetinilmemesi lüzumu da gözetilerek, işbu tanıkların, hükümden sonra beyanları dosyaya gelen şahısların ve tespit edilmesi halinde diğer beyan sahiplerinin, bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle sanık ve müdafine soru sorma hakkı tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule ve uygulamaya göre de, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin, sanığın yakalanması suretiyle temadinin kesildiği tarih olan "07.10.2016" yerine "07.10.2016 ve öncesi" şeklinde yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/120 Esas, 2019/333 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.