Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/5306 E. 2024/10823 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5306
- Karar No
- 2024/10823
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2018 tarihli ve 2018/80 Esas, 2018/652 sayılı kararı ile sanık hakkında, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2019/224 Esas, 2019/984 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan 27.12.2021 tarihli Bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1.Savunma hakkının kısıtlandığı, 2.Ceza alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 3.ByLock delil tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığı, 4.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, 5.ByLock programının hukuki delil mahiyeti taşımadığına, 6.Sanığın ByLock kullanmadığına, 7.Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, 8.Sanığın eylemlerinin hata hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 9.Etkin pişmanlık kapsamında alınan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, 10.Tanık beyanlarının suç isnadı içermediği, 11.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1.Soruşturma aşamasında şüpheli/tanık olarak dinlenen şahısların mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenerek, tanıkların sanığın örgütteki konumu ve sorumluluğuna ilişkin bilgi ve görgülerinin tespit edilmesi gerekirken, adı geçen tanıkların mahkemece dinlenmemesi suretiyle CMK'nun 217/1. maddesine aykırı davranılması, 2.Sanığın gerçek anlamda Bylock kullanıcısı olup olmadığının tespiti için Bylock tespiti yapılan telefon hatlarına ilişkin Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilerek duruşmada okunması ve sanıktan tutanağa karşı diyecekleri sorulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi uyarınca da resen müdafi görevlendirilmeyen sanığa, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentlerine muhalefet edilmesi, 2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 196/4 üncü maddesi gereğince ... kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar ... A., Arif A., ... Y., ... Y. ve ... C. 'nin beyanlarının mahkemede okunarak sorulması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine aykırı davranılması, 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden istenmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi halinde CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılması, istinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gelen başka dosyada sanık ... Y. 'in, sanık adına kayıtlı 530 (...) (..) (..) nolu GSM hattı üzerinden Bylock uygulamasına giriş kaydına rastlanıldığına dair tespit içerir İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin sayılı 09.01.2019 tarih ve 2018/357 Esas sayılı yazısı ve eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunması, gerekirse sanık ... Y. 'in tanık sıfatıyla dinlenmesi, temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen HTS analiz raporunun 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2019/224 Esas, 2019/984 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.