Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/5168 E. 2024/12449 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5168
Karar No
2024/12449
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021 /378 E., 2021 /1380 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Düzelterek Onama Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarih ve 2017/169 E ve 2017/451 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2017 tarihli ve 2017/2366 Esas, 2017/2415 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm usul ve kanuna uygun bulunduğundan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/1705 Esas ve 2018/4565 sayılı kararı ile " ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu ve vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması," nedenleriyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2017 tarihli ve 2017/2366 Esas, 2017/2415 sayılı kararının CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince bozma kararına uyarak yapılan yargılama sonucunda; 16.01.2020 tarihli ve 2019/48 Esas, 2020/84 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 5. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/4706 Esas ve 2020 /6676 Karar sayılı kararı ile "ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun ilgili birimlerden getirtilmesi, tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde sanığın teknik olarak bu programı kullandığının tespiti açısından HİS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, FEM dershanesinde çalışma kaydı ve Koza Eğitim Kültür Derneğine üyeliği olan sanığın örgütün kriptolu iletişim ağı olan ByLock iletişim sistemini kullandığının teknik verilerle tespit edilememesi halinde; 03.03.2014, 19.10.2014 tarihlerinde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgütle irtibatlı Bank Asya’da katılım hesabı açmaktan ibaret eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı nazara alınarak sanığın hukuki durumumun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması" nedenleriyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/48 Esas, 2020/84 Karar sayılı kararının CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 6.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince bozma kararına uyarak duruşmalı yapılan yargılama sonucunda; 18.11.2021 tarihli ve 2021/378 Esas, 2021/1380 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak; sanık hakkında silahlı terör örgütü hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 7. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.12.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul, kanun ve içtihatlara aykırı olduğuna, 2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanığın örgütle iltisaklı okulda çalışma kaydı ve yine örgütle iltisaklı dernekte üyeliğinin bulunmasının örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede; BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, Örgüt hiyerarşisine girdiğinin tam olarak tespit edilemediği kabul olunan sanığın, savunmasının aksine örgüt liderinin talimatıyla örgüte yardım kastıyla örgüte müzahir bankaya para yatırdığına ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, 2.Yargıtay bozma kararı üzerine ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının tüm sonuçlarıyla ortadan kalktığı gözetilmeden, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak hüküm kurulması, 3.Kabul ve uygulamaya göre de; Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "16.08.2016" yerine “19.10.2014” olarak gösterilmesi, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/378 Esas, 2021/1380 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24 .10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/5168, K. 2024/12449, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-5168-e-2024-12449-k-25b5188b004d