Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4276 E. 2024/11829 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4276
- Karar No
- 2024/11829
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1771 E., 2019/1528 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2018 gün ve 2017/673 Esas ve 2018/560 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nin 03.12.2019 gün ve 2018/1771 Esas ve 2019/1528 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Yetersiz gerekçe ile istinaf başvurusunun reddedildiğine, 2.Ceza hukukunun temel prensiplerine göre ByLock kullanıcılarının suç kastının ayrı ayrı belirlemesi gerekirken toptancı bir anlayış ile tüm kullancıların cezalandırıldığına, 3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanığın örgütün gizli haberleşme sistemi olan ByLock isimli programı kullanması, yine örgütün finans kaynağı olan bankasyada örgüt liderinin çağrısı üzerine katılım hesapları açarak bu hesapları 59 kez temdit ettirerek bankasyadaki hesap hareketliliğini arttırarak örgüt talimat ve disiplinine uyduğu, örgütle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan yakamoz hanımlar isimli derneğe üye olup, derneğin örgüt maddi destek sağlamak için düzenlemiş olduğu kermeslere katıldığı ve yine bu derneğin örgütün ideolojisini yaymak, örgüte eleman kazanmak için düzenlemiş olduğu toplantılarına katıldığı, bu toplantılarda tanık ...'ın hazırlık beyanından açıkça anlaşılacağı üzere toplantıları sanığın bylockunda da ekli olan ... yönettiği, ...'nin olmadığı zamanlarda ise sanığın toplantıları yöneten kişi pozisyonunda olduğu, sanığın ByLock içeriklerine göre örgüte gelir elde etmek için kurban parası toplama gayreti içerisinde olduğu, örgütün yayın organlarında yayınlanmak üzere örgüt ideolojisine uygun yazılar aradığı ve bu konuda yazışmalar yaptığı, örgütün istişare adı verdiği örgütün faaliyetleri konusunda yapılan toplantılara yapıldığı şeklindeki tüm eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğine sanığın üzerine atılı FETÖ-PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın inkara yönelik olan savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında TCK 58/9 maddesinin doğrudan uygulanması herhangi bir atıf maddesine yer verilmemesi gerekirken TCK 58/6 maddesinin atıf maddesi olarak uygulanması hukuka aykırı ise de bu hususun duruşma açılmayı gerektirmeksizin CMK 303 maddesi uyarınca düzeltilebileceği, hüküm fıkrasından TCK 58/9 maddesinin uygulandığı bölümde yer alan "delaletiyle 58/6 maddesi "ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilmesi" dışında başkaca bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının ve dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması, var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ve tüm bu şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmeleri ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nin 03.12.2019 gün ve 2018/1771 Esas ve 2019/1528 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.