Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/39586 E. 2025/24212 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/39586
- Karar No
- 2025/24212
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/399 E., 2021/539 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/604 E., 2018/164 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, sanık savunmasında ByLock uygulamasının örgütsel ve gizlilik amacıyla kullanılmadığının belirtilmesi ve ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin, güncel ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp sanık ve müdafiinin huzurunda veya SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenilmeleri,
2.Van Cumhuriyet Başsavcılığının sanık hakkındaki 2017/6773 esas sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile birleştirme kararı sanığa tebliğ edilmeden sorgusunun yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve birleştirilen dosyaya ilişkin iddianamenin kabul kararının duruşmada okunmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 191/1 maddesine muhalefet edilmesi, 3.Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen; .. Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2024 tarihli yazısı ekinde gönderilen SYOK kararı ve ekindeki belgelerin, duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılması, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, dinlenen tanıkların ifadelerinde geçen ve aynı sohbet grubunda yer aldıkları belirtilen şahısların duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinden sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4.Kabul ve uygulamaya göre de; a-Aşamalardaki savunmalarında örgüt mensupları ve faaliyetleri ilgili bilgiler veren ve etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan eden sanığa, etkin pişmanlık hükümlerinin kapsamlı şekilde anlatılarak hatırlatılması, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi halinde ayrıntılı savunmalarının yeniden alınması neticesinde, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu ve yeterli olup olmadığı, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de mahkemece takdir edilip, bu bağlamda beyanlarının doğruluğunun denetlenmesi suretiyle, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b-...'da 10.09.2008 tarihinde açmış olduğu hesabında örgüte yardım kastıyla bakiye artışı yaptığı tespit edilemeyen, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da bakiyesini mevcut hali ile devam ettiren sanığın rutin bankacılık faaliyetinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, c-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK'nın 307/5 maddesi gereğince sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.