Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/9040 E. 2025/24468 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9040
Karar No
2025/24468
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1243 E., 2018/1721 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/113 E., 2018/19 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme yönünden 03.08.2016, ... yönünden 05.08.2016, ... ..., ... ve ... yönünden 25.10.2016, ... ... yönünden 30.07.2016, ... yönünden 27.10.2016, ... yönünden HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi; Sanıklar ..., ... ve ... yönünden TCK'nın 314/3 ve 220/7 delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ... müdafileri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : ..., ... ve ... yönünden Bozma;.. ve ... yönünden Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafiinin duruşma talebinin, verilen cezanın tür ve miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hükmedilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve .. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmedilen beraat kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanık ...'in kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi uyarınca da hakkında re’sen bir müdafii görevlendirilmediği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu; yine sanık ... yönünden, çelişmeli yargılamanın gereği olarak, hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmesi gerekirken, sanığın hazır olduğu celsede sanığa son sözü sorulmadan yargılamaya son verildiği görülmekte ise de aynı Kanun’un 290 ıncı maddesi sarahatine göre, iş bu hukuk kurallarına aykırılıkların, sanıklar aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; Adli emanetin 2017/1265 sırasında kayıtlı kitapların sahiplerine iadesine karar verilmesi gerekirken TCK'nın 54. maddesi gereğince müsaderesine hükmedilmesi, Hukuka aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan istinaf hükmünün A bendinde yer alan "TCK'nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "sahiplerine iadesine" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmedilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hükmedilen mahkumiyet kararına karşı sanıklar müdafileri ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan; sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmedilen beraat kararına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; a)Sanık ... yönünden; Çelişmeli yargılamanın gereği olarak, hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmesi gerekirken, sanığın hazır olduğu celsede sanığa son sözü sorulmadan yargılamaya son verilmek suretiyle CMK’nın 216/3 ve 289/1-h maddelerine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması, b)Sanık ... yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; ayrıca kovuşturma aşamasında celse arasında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26/10/2017 tarihli yazısı ile dosyaya gönderilen 2017/33290 Soruşturma – 2017/16530 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve ekinde yer alan emniyet mahrem yapılanmasına dair kayıtların ve kovuşturma aşamasında sanıkların ... hesap hareketlerine dair alınan 18.07.2017 tarihli bilirkişi raporunun CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunarak sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, c)Sanıklar ... ve ... yönünden; Sanık ... hakkında bir takım beyanlarda bulunan ve ifadeleri iddianamede gösterilen ancak duruşmada tanık olarak beyanları alınmamış olan ... İle sanık ... hakkında örgütle irtibatlı olduğundan bahisle 23.07.2016 tarihinde ihbarda bulunan .. isimli kişilerin 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenilmeleri sağlanarak ve ayrıca temyiz aşamasında dosyaya gönderilen dijital materyal inceleme raporları ile sanıkların .. Gazetesine yönelik yapılan soruşturmaları protesto amacıyla düzenlenen basın açıklamasına katıldıklarına dair tespitlere ilişkin tutanakların CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı, sanıklar müdafileri ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı -sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen- hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/9040, K. 2025/24468, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-9040-e-2025-24468-k-0c9db5db8911