Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/17647 E. 2025/26024 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17647
- Karar No
- 2025/26024
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2052 E., 2019/395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/131 E., 2018/232 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 19.03.2017 (...) HÜKÜM : 1. Sanıklar ... ve ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5; TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet, 2. Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5; TCK'nın 221/4-son cümle, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama (sanık ..., sanık ...), bozma (sanık ...)
Sanık ... yönünden bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle; Sanıklar ..., ... yönünden bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren REDDİNE, karar verilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; a. Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin ..... silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan, yine tespiti halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı olduğu kişiler ile irtibatı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, b. Hükümden sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan .... S.'nin beyanlarının 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak tanık sıfatıyla mahkemede dinlendikten ve diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken, c. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyanı olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle CMK'nın 217. maddesi uyarınca okunarak beyanlara karşı sanık ve müdafiinin diyeceklerinin sorulması ve gerek görüldüğü mahkemede tanık olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, 3. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; a. CMK'nın 289. maddesinin 1-a ve e bendlerinde, " mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması", hukuka kesin aykırılık halleri içinde sayılmıştır. Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da bu madde kapsamında sayılan hukuka aykırılıklar temyiz denetiminde res’en incelenecektir. (CMK'nın 289/1) Temyiz incelemesi yönünden hukuka kesin aykırılık hallerinde, hükümden önce verilen kararların hükme esas teşkil edip etmediğinin de bir önemi bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkülü için duruşmada hazır bulunması doğrudan şart koşulan zorunlu müdafiin görevlendirilmemesi, CMK'nın 289. maddesinin 1-a-e bendleri bağlamında hukuka kesin aykırılık oluşturması nedeniyle usulüne uygun açılmış bir temyiz davasında temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da res’en inceleme konusu olacaktır. Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanıkların, yargılama aşamasında kendilerinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi gereğince re’sen müdafii görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çekişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorguları tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK'nın 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, b. Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin ../..... silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan, yine tespiti halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı olduğu kişiler ile irtibatı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi, c. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyanı olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle CMK'nın 217. maddesi uyarınca okunarak beyanlara karşı sanık ve müdafiinin diyeceklerinin sorulması ve gerek görüldüğü mahkemede tanık olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ..., sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca (tebliğnameye sanık ... ve ... yönünden uygun ... yönünden aykırı olarak) ayrı ayrı BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.