Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3760 E. 2024/10483 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3760
- Karar No
- 2024/10483
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme Diğer suçlar bakımından - 5271 sayılı Kanunun 232 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (c) bendi gereğince verilen kararların niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama, ret Temyiz edenin sıfatı bakımından 477 sayılı Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 698 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlık kurumuna yapılacak tüm atıfların Cumhurbaşkanlığı kurumuna yapılacağı göz önünde bulundurulmakla; 1.Katılan ... Cumhurbaşkanlığı vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibariyle doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma ve hükmü temyiz hakları bulunmadığından 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin REDDİNE; 2.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından hükmolunan beraat kararlarına yönelik T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; söz konusu hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli ve 2016/354 Esas, 2018/333 sayılı Kararı ile sanık hakkında 1.Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatine, 2.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci, sekizinci fıkraları yollamasıyla aynı maddenin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine ve mahsubuna karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarih ve 2018/2085 Esas, 2019/331 sayılı Kararı ile sanık hakkında: İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.12.2021 tarihli Tebliğname dava dosyası, katılma hakkı bulunmayan Cumhurbaşkanlığı için silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz talebinin reddi, sair mahkumiyet ve beraat hükümleri için onama görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Sanığın ByLock kullanmadığına, 2. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 3. ByLock içeriklerinin net şekilde tespit edilmediğine, ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. Katılan T.C Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz istemi özet olarak, 1. 5237 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi ve 311 nci maddesi kapsamındaki diğer suçlardan da mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğine, 3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığının kabulü ile sanık hakkında CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan hükümler yönünden: Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden: 1.Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması ve sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olup olmadığının somutlaştırılması bakımından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilerek CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, Hükümden sonra temyiz aşamasında dosyaya giren deliller kapsamında, sanık hakkında beyan ve teşhisleri bulunduğu anlaşılan ... K.'nın beyanlarının CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerekirse beyanda bulunan şahsın mahkeme huzurunda beyanlarının alınması, Veri inceleme raporunda sanıktan sorumlu olduğu belirtilen mahrem öğretmen ve zümre başkanı olarak görünen "B1-..." ve "OĞUZ" kod adlı şahısların araştırılarak açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, açık kimlik bilgileri tespit edildiğinde ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde mahkemede tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ve sanık ile yüzleştirme yapılması, UYAP' ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması lüzumu; 2- Kabule ve uygulamaya göre de, Sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun' un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası olarak gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı, yedinci ve dokuzuncu fıkraları gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.03.2019 Tarih ve 2018/2085 Esas, 2019/331 sayılı Kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarih ve 2018/2085 Esas, 2019/331 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.