Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30621 E. 2023/1034 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/30621
Karar No
2023/1034
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/182 Esas, 2021/410 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca sanık ...'in 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2022/284 Esas ve 2022/274 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.05.2022 tarihli ve mahkeme heyetince uygulama koşulları oluştuğu kanaatine varıldığından sanıklar hakkında TCK'nın 62 nci maddesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve maddede öngörülen indirim oranı ile uyumlu makul ve makbul bir indirim yapılması gerekirken dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak şekilde 1/12 oranında indirim yapılması nedeniyle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın kamu harici hiçbir görevde çalışmadığı, bankasyaya örgüt talimatı ile para yatırmadığı, bylock kullanmadığı, örgütsel bağlılığını gösterir tanık beyanı bulunmadığı, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle kararın bozulması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın ByLock kullanmadığı, SGK kayıtlarındaki dershanelerin legal çerçevede faaliyet gösterdiği, üye olduğu sendikada aktif faaliet göstermediği, tanık beyanlarının asılsız olduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, öncelikle beraati, aksi takdirde ceza verilmesine yer olmadığı uygun görülmemesi halinde alt sınırdan ceza tayinine karar verilmesi ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıklar hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, sanık ... açısından yapılan değerlendirmede; sanığın, örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını kullandığı, örgütün finansal kuruluşu olan Bank ... isimli finans kurumuna örgüt lideri Fetullah Gülen'in talimatı doğrultusunda ziynet altınlarını yatırarak katılım hesabı açtığı, sanığın eylemlerinin terör örgütü üyesi olma suçu için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk öğelerini içerdiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde görev aldığı, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılamada sübuta erdiği ve sanık hakkında neticeten 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ... açısından yapılan değerlendirmede; sanığın, örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan ByLock programını kullandığı, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, Naci (K) kod adını kullandığı, tanıkların yeminli anlatımlarına göre örgüt içerisinde "Dost" ve "Talebe mesulü" olarak tabir edilen görevi yerine getirerek mahrem yapılanma içerisinde yer aldığı, örgüt adına hakim ve savcıların takibini yaptığı, sanığın eylemlerinin terör örgütü üyesi olma suçu için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk öğelerini içerdiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde görev aldığı, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği yapılan yargılamada sübuta ermiştir ve sanık hakkında neticeten 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetildiğinde; mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanık ...'in 210948 ID üzerinden, sanık ...'in 79113 ID üzerinden ByLock kullanıcısı oldukları tespit edilen, tanık beyanlarına göre sanık ...'in Naci (K) kod adını kullandığı, örgüt içerisinde "Dost" ve "Talebe mesulü" olarak tabir edilen görevi yerine getirerek mahrem yapılanma içerisinde yer aldığı, örgüt adına hakim ve savcıların takibini yaptığı, örgütle iltisaklı sendika ve SGK kaydı bulunduğu kabulü ile, haklarında yürütülen soruşturma aşamasında yurt içinde saklanan sanıkların, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduklarına dair kabulde ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/12 oranında uygulanmasına dair gerekçede bir isabetsizlik görülmemiştir. c) Tebliğnamedeki sanıklar hakkında TCK'nın 62 nci maddesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve maddede öngörülen indirim oranı ile uyumlu makul ve makbul bir indirim yapılması gerekirken dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak şekilde 1/12 oranında indirim yapılması nedeniyle bozma talepli görüşte (b) bendinde gösterilen nedenle isabet bulunmamıştır. d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2022/284 Esas ve 2022/274 sayılı Kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/30621, K. 2023/1034, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-30621-e-2023-1034-k-3bb1951d553e