Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/24594 E. 2025/5655 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/24594
- Karar No
- 2025/5655
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1891 E., 2022/332 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi TARİH :17.10.2017 SAYISI :2017/174 E., 2017/160 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63.maddeleri uyarınca mahkûmiyetine dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A)1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı bünyesinde ByLock ID ve içerik tespit çalışmalarının halen devam ediyor olması karşısında; ByLock tespit ve değerlendirme raporunun teminine çalışılması, raporun elde edilmesi durumunda ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilerek tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Hazırlık ifadesi mahkumiyet kabulünde yer alan fakat kovuşturma aşamasında usulüne uygun dinlenilmeyen İbrahim ... beyanlarının suçun sübutu ve kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında; mümkün olması durumunda duruşmada hazır edilerek, aksi halde 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince tanığın SEGBİS ile hazır edilerek beyanlarının bizzat mahkeme tarafından alınmaması, sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanındıktan ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişki giderildikten sonra yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. En son İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan sanık hakkında, dosya içerisinde yer alan ... kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre derecesinin “SAY” olarak belirtildiği, “SAY” kodlamasının; “FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurunu" ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, veri inceleme raporunda sanığın zümre başkanı olduğu belirtilen "...", öğretmeni olduğu belirtilen “...” isimli kişiler hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, B) Kabul ve uygulamaya göre; 1. Yargıtay 16. Ceza dairesi tarafından kararın bozulması üzerine, bozma tarihine göre Bölge adliye mahkemesince duruşma açılarak bozma kararına uyulduğu ve yeniden hüküm tesis edildiği, Yargıtay bozması sonrası yapılan yargılamada doğrudan karar verilirken CMK'nun 280/2. maddesi kapsamında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, 2. Önceki hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin CMK'nın 325/3. maddesine aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.