Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12969 E. 2025/9781 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12969
Karar No
2025/9781
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2931 E., 2020/1394 K. SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2017 tarihli ve 2016/608 Esas, 2017/71 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında atılı suçlardan verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.04.2017 tarihli ve 2017/765 Esas, 2017/720 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükümlerin, iddianame tebliğ edilmeyen tutuklu sanığa 5271 sayılı CMK'nın 190. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının olduğu açıkça hatırlatılmadan savunması alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve kabule göre de iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesinde yer alan adli para cezası haricindeki seçenek yaptırımlara cezanın çevrilme imkanı bulunmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.04.2017 tarihli ve 2017/765 Esas, 2017/720 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2017/179 Esas, 2018/445 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12969, K. 2025/9781, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-12969-e-2025-9781-k-d374d26cec73