Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23624 E. 2023/1421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/23624
- Karar No
- 2023/1421
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2018 tarihli ve 2017/305 Esas, 2018/117 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/1583 Esas, 2018/309 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarihli ve 2021/583 Esas, 2021/8764 sayılı Kararı ile özetle, "....Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; hukuka uygun olarak ikame olunup karar yerinde tartışılan delillere uygun biçimde sübutu kabul edilen, örgüt hiyerarşisi içerisinde '...' kod adı ile yer alan, ByLock kriptolu yazışma programınını kullanan, örgüt içerisinde sırasıyla Afganistan ülke imamlığı ile ... ve ...il imamlığı yapan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 314/1 inci maddesinde yazılı "Silahlı Terör Örgütünü Yönetme" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, kabul ve uygulamaya göre de; sanığın Bank ... hesabındaki rutin bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına, sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. ...1. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 20.01.2022 tarihli ve 2021/292 Esas, 2022/20 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 uyarınca neticeten 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz isteminin özetle; 1. Kararın eksik inceleme ile verildiğine, 2. Yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, elde ediliş ve güvenilirliği itibariyle delil olamayacağına, 4. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, ayrıca bu kişilerinde aynı suçtan yargılandığına ve beyanlarına itibar edilemeyeceğine, 5. Mahkumiyete konu suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara , İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası özetle İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tüm bu açıklamalar ışığında, usul ve yasaya uygun bozma ilamı da nazara alınarak sanığın oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'u 471412 ID ile ve 0546 (...) (..) (..) nolu telefon üzerinden kullandığı, dinlenen tanıkların beyanları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/70973 soruşturma sayılı dosyasının içeriği, tüm dosya kapsamına göre sanığın 2003-2008 yılları arasında örgütün ... il imamlığı görevini yürüttüğü, 2008 yılı ile Mayıs 2013 arasında örgütün ...il imamlığı görevini yürüttüğü, zaman içinde örgütün Kırıkkale'de önde gelen isimlerinden birisi olduğu ileri sürülen M.İ. adlı kişi ile ters düştüğü, bu tarihten sonra ... iline yerleştiği, ...'da da örgütsel faaliyetlerine devam ettiği, nitekim ByLock kullanım tarihlerine bakıldığında ve tanık M.G.'nin beyanlarına göre sanığın ...'da da örgüt içindeki eylemlerinin devam ettirdiğinin sabit olduğu, böylece sanığın yukarıda açıklandığı ve iddianamede belirtildiği üzere silahlı terör örgütü yönetme suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde '...' kod adı ile sırasıyla Afganistan ülke imamlığı ile ... ve ...il imamlığı yapan, 2013 yılından sonra da ...'da da örgütsel faaliyetlerine devam eden, yine örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ...1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/292 Esas, 2022/20 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.