Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/22154 E. 2025/25539 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/22154
Karar No
2025/25539
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/316 E., 2019/2090 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/59 E., 2019/2 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma Sanık ... yönünden; 22.02.2017 HÜKÜM : 1. Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2. Sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 221/4, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süreleri, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Oluş, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; hakkında aleyhe beyan bulunmayan, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan eden, ByLock iletişim sistemini telefonuna yükleyen kişiyi beyan eden, ByLock iletişim sistemi üzerinde de beyan ettiği başkaca hiç kimseden mesaj ve mail aldığı tespit edilemeyen, beyan ettiği kişi dışında haricen ekli kimliği belirsiz bir kişinin olduğu ve o kişi tarafından da kendisi ile irtibata geçtiği tespit edilemeyen, sosyal hayatta ev hanımı olan sanık hakkında, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığından bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilememiştir. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkûmiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; a. Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; b. Kabul ve uygulamaya göre; Sanık hakkında ceza uygulaması yapılırken temel ceza belirlendikten sonra sırasıyla; 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince yarı oranında arttırım, TCK'nın 221/4-2. cümle gereğince indirim ve son olarak TCK'nın 62. maddesi uygulanması gerekirken bu sıraya uyulmayarak temel ceza belirlendikten sonra sırasıyla; TCK'nın 221/4. cümle gereğince indirim, 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince yarı oranında arttırım ve son olarak TCK'nın 62. maddesinin uygulanması suretiyle TCK'nın 61. maddesine ve CMK'nın 232/6. maddesine aykırı işlem yapılması, 2. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte; savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın; savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden tekrardan istenmesi, temin edildiği takdirde; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya arasına alınarak bu şahısların tanık olarak dinlenmeleri ve yine bu şahsılarla sanığın irtibatlı olup olmadığının tespit edilmesine yönelik olarak sanığın HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek bu hususta bilirkişi raporu da alınması; b. Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat Mahkemesi ile dinlenen tanıklar ile kendi soruşturma dosyasında beyanı alınan .. ... .. ... doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip, sanık ve müdafiine AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanık ve müdafiinin tanığı sorgulama haklarının engellenerek, talimat mahkemesinde alınan ve soruşturma aşamasında alınan beyanların okunması suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1. maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, c. Hükümden sonra dosyaya gönderilen ihbar evrakı içeriğinde .. ... ByLock iletişim sistemi üzerinden kendisine gönderdiği mail içeriğinde sanığın bilgilerinin geçtiğinin değerlendirilmesi karşısında, ... .. tanık olarak dinlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu itibarlarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca sanık ... yönünden tebliğnameye aykırı, sanık ... yönünden ise tebliğnamede yer alan düşünceden farklı gerekçe ile BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/22154, K. 2025/25539, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-22154-e-2025-25539-k-7c27de6655d3