Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2209 E. 2025/24688 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2209
- Karar No
- 2025/24688
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3064 E., 2019/1824 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/130 E., 2018/219 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etme HÜKÜM : 1-... için 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri, 2 -... için TCK'nun 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 62/1, 53, 63. maddeleri gereğince verilen hükmüne yönelik istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddi müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-onama-bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafii ve sanık ...'ın duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, 1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Sanık ... ve müdafiinin yokluğunda verilip, sanık ... müdafiine 08.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/3064 E., 2019/570 K. sayılı kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının sanık ... müdafiine tebliğ edilmesine rağmen müdafiinin yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunmadığı, sanığın 02.01.2020 tarihinde temyiz dilekçesi verildiği görülmekle; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 esas, 2022/119 sayılı kararında belirtildiği üzere; Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca usulüne uygun tebliğ edilmediği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanığın temyiz dilekçesinin süresinde olduğu tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile kabul edilmekle; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık ...'ın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ByLock tespit ve değerlendirme raporunda ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması gerektiğinin gözetilmemesi, B-Sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerine esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıklar .. ve ..'in doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
C-UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında herhangi bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa buna ilişkin tutanaklar dosyaya getirtilerek, ilgili şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemleri de göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, tebliğnameye kısmen uygun olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar hakkında aleyhe istinaf bulunmayıp aleyhe temyiz bulunması karşısında sanıklar hakkında suçun sübut bulunması halinde CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, dava dosyasının, Denizli 5.Ağır Ceza Mahkemesine, karardan bir örneğin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.