Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2109 E. 2024/8445 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2109
Karar No
2024/8445
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

SAYISI : 2018/1091 E., 2019/840 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2018 tarihli, 2017/26 Esas, 2018/17 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli, 2018/1091 Esas, 2019/840 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Gerekli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğine, 2.ByLock mesaj içeriklerinin gelmediğine ve İD eşleştirmesi yapılmadığına, 3.CGNAT verileri ile sanığın ByLock kullanıcısı olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmeyeceğine, 4.Atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, 5.Sanık hakkında CMK' nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle ilgili birimden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, yine sanığın görev yapmış olduğu yerlere bildirdiği cep telefonu ile haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş oldukları başkaca cep telefonu hatları bulunup bulunmadığı sorularak, söz konusu operasyonel hat kullanımının tespiti halinde bu hatta ilişkin varsa sabit/ankesörlü hatlardan irtibat kurma yöntemine ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi; sanığın görev yaptığı şehirlerde sabit/ankesörlü hatlardan ardışık arama kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa buna ilişkin analiz raporlarının istenilmesi ile bu kapsamda ardışık şekilde arandığı diğer asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı hususunun araştırılması, varsa aşama beyanlarının dosyaya getirilmesi; aradan geçen süre nazara alınarak UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ile tüm bilgi ve belgelerin istinaf aşamasında dosyaya gelen gelen sanığın Ankara' da bulunan sabit hatlardan arandığına ilişkin evraklarla birlikte CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, sanıkla ilgili beyan yada ifade sahibi şahısların tespiti halinde ise bu kişilerin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra tüm bu delillerin ışığında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2.Kabul ve uygulamaya göre de; Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin,27.12.2019 tarihli, 2018/1091 Esas, 2019/840 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2109, K. 2024/8445, T. 25.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-2109-e-2024-8445-k-468558468157