Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2092 E. 2024/8467 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2092
- Karar No
- 2024/8467
- Karar Tarihi
DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2033 E., 2019/1316 K. SUÇ : Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli 2018/6 Esas, 2019/275 sayılı kararı ile sanık hakkında örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli 2019/2033 Esas, 2019/1316 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 29.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; 1-Müvekkilinin 2002 yılında söz konusu bankada hesap açtığına ve TMSF'ye devirden sonra da yatırım yapmaya devam ettiğine, 2-Tanık beyanlarına bakıldığında müvekkilin örgütsel faaliyette bulunduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığına, 3-Müvekkili hakkında verilen kararın gerekçe içermediğine, 4-Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmekle hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Tanık beyanlarında sanığın 2012-2014 yılları arasında sohbet toplantılarına katıldığının belirtildiği gözetildiğinde sübut bulan FETÖ/PDY silahlı örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 220/7 nci maddesindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiİnin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli 2019/2033 Esas, 2019/1316 sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.