Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17068 E. 2024/12155 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17068
Karar No
2024/12155
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/408 E., 2020/591 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli, 2017/143 Esas, 2018/449 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli, 2019/408 Esas, 2020/591 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilerek sanık ve müdafiine okunması gerektiğine, 2. ByLock kullanıcı olduğu iddia edilen sanığın kullandığı telefon hattına dair HTS kayıtları ve CGNAT kayıtlarının ilgili birimlerden getirtilerek teknik bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğine, 3. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sağın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili yerlerden ayrıntılı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının getirtilmesi, gerektiğinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden gerçek ismi tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip gerekirse tüm bilgi ve beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması ile FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanması kapsamında ele geçirilen dijital veri inceleme raporunda sanığın tüm liste içerisinde Derece 1 olarak “EA”, Güncel Listede 2015 Mart Alan Kodu “EA” ve Mart Alan Dışı Kodu “YOK” olarak belirtilen kodlamanın o döneme ilişkin güncelleme yapılmadığı anlamına gelmesi karşısında; öncelikle ... KOD adlı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyalin tam olarak çözümlendiğinin yazılı ve görsel basında yer alması da gözetilerek, kolluk birimlerine sanıkla ilgili olarak yeniden yazı yazılıp sanık hakkında yeni güncel verilere ulaşılıp ulaşılmadığının sorulması, ayrıca anılan raporda zümre başkanı olarak ve öğretmen olarak gözüken -Akif Şems- isimli kişinin, açık kimlik bilgilerinin tespiti ile, bu kişinin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak sanık hakkında bilgi sahibi olup olmadığına yönelik beyanlarının alınması, anılan tanıkla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahsın tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip, gerekirse de ifade veya beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenmeleri, elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2019/408 Esas, 2020/591 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/17068, K. 2024/12155, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-17068-e-2024-12155-k-96ee05b20b72