Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/16206 E. 2025/5893 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16206
Karar No
2025/5893
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1871 E., 2020/1841 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/534 E., 2019/438 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1,53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” hususunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Adına kayıtlı bulunan ... GSM hattının HTS dökümlerine göre 2014-2016 yıllarında birçok kez arandı kaydı bulunan sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ankesör/sabit hat arama kayıtlarına yönelik mevcut incelemenin eksik yapıldığı nazara alınarak; sanığın eğitim gördüğü ve görev yaptığı tüm yerlerin tespiti ile ilgili bu yerler itibariyle hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgeler getirtildikten sonra bu hususta bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenmesi, birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslar var ise haklarında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ve bu kişilerin tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, 2.Mahkumiyete esas alınan, ifadesinin ve teşhis tutanaklarının suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ....'nin kolluk ifadesinden talimat mahkemesi ifadesinde döndüğü de nazara alınarak; tanığın doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin hazır bulunduğu celsede veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu, eylemlerinin neler olduğu, eylem ve faaliyetlerinin hangi tarihe kadar devam ettiği sorulmak suretiyle etraflıca beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 3.Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ve sanık hakkında beyanda bulunan; Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/20407 sayılı soruşturma dosyasından 09.12.2020 tarihli yazı ekinde gönderilen şühheli Ali A.'nın sanıkla ilgili beyan ve teşhislerinin, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tanık sıfatıyla anlatımına başvurulması, şahsın tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmesinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4.UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/16206, K. 2025/5893, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-16206-e-2025-5893-k-46551c73e968