Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/10853 E. 2024/10579 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10853
Karar No
2024/10579
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2017/370 Esas, 2018/169 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2018/1815 Esas, 2020/228 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.02.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Müvekkilinin tanık olarak verdiği ifadesinin, müvekkilinin suç işlediğini itiraf ettiği yönünde değerlendirilmemesi gerektiğine ve dolayısıyla müvekkili hakkında beraat kararı verilmesine, 2.Müvekkilinin eylemlerinin suç oluşturmadığı, dolayısıyla bahse konu suçun gerek maddi ve gerekse manevi unsurlarının oluşmadığına, 3.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 4.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı etkin pişmanlık hükümleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, ... Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre, ByLock programı kullanıcısı olduğu yönünde tespit bulunmayan, Bank Asyada hesabı mevcut olmayan, sanığın kendiliğinden Cumhuriyet savcılığına müracaatla tanık sıfatıyla vermiş olduğu beyanlarından da anlaşıldığı üzere, örgütün operasyonel eylemlerinin bilinmesinden önceki dönemde cemaat evi olarak tabir edilen evde barınma amacıyla kalan ve 2013 yılından itibaren örgüt ile iletişimini kopardığını beyan eden ve aksine delil bulunmayan, kendisi gelip teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında örgüt içinde tanıdığı kişiler hakkında bilgiler veren ve teşhis işlemlerine katılan, böylelikle örgüt evinde ve yurdunda bir dönem barınma ihtiyacı sebebiyle kalmış ve ara ara dini saiklerle sohbet toplantılarına katılmış olmaktan ibaret eylem ve faaliyeti haricinde eylemi bulunmayan sanığın, bu eylem ve faaliyetinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmayan sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2018/1815 Esas, 2020/228 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/10853, K. 2024/10579, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-10853-e-2024-10579-k-3a51f8c95293