Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/6118 E. 2025/23233 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6118
- Karar No
- 2025/23233
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1166 E., 2020/909 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/170 E., 2019/120 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜMLER : Sanık ... yönünden; TCK 314/3 ve 220/7. maddeleri delaleti ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca, Sanıklar ... ve ... yönünden: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süreleri, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; 1. Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin mahkemece kabul edilen yardım fiiline ilişkin olarak son eylem tarihi olan "17.02.2014" yerine "16.06.2017" olarak yazılması, B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; 1. Dosya kapsamına göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan tanıklar ... ve ...'ın beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden tanık ...'nin talimat yoluyla alınan beyanı, tanık ...'un başka soruşturmada alınan beyanı ile yetinilmesi, 2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan başka dosya şüphelileri .. .. ., . . ve .. ..'in ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenmesinin sağlanması sonrasında sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 3. UYAP sisteminden yapılan sorgulama sonucunda, sanık hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/8552 ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/160520 soruşturma sayılı dosyaları kapsamında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan derdest soruşturma kaydının bulunduğunun anlaşılması karşısında; mükerrer yargılamanın ve cezalandırmanın önlenilmesi bakımından sanık hakkında yürütülen soruşturma dosyalarının aslı veya onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenmesi lüzumu, 4. Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 inci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. (Kapatılan- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 karar) Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında samimi olarak beyanda bulunarak ByLock kullandığını, örgüt evlerinde kaldığını ve örgütle temasına dair bilgiler verdiğinin mahkemece kabul edilmesine rağmen, hakkında toplanan delillere göre örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan, hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, C. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olabileceğinin kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olabileceği karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulması sonrasında sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, yine ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı olduğu kişiler ile ilgili irtibatı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Dosya kapsamına göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan .. .. .. ve ..'in beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden başka soruşturmada alınan beyanlarının okunulması ile yetinilmesi, 3. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 1 inci cümlesinden yararlanabilmek için; failin gönüllü olarak teslim olduktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Bu açıklamalar doğrultusunda; her ne kadar sanığın pişman olmadığına kanaat getirilmiş olması nedeni ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; sanığın aşamalarda alınan beyanlarında örgüt evlerinde kaldığına dair bilgi vermesi göz önüne alındığında sanığın tekrar dinlenmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, hukuki mahiyeti ve sonuçları tam olarak hatırlatılarak yeniden beyanının alınması suretiyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca .. 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise .. Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.