Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/7908 E. 2025/23228 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7908
- Karar No
- 2025/23228
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/53 E., 2020/188 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/321 E., 2017/485 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 18.08.2016 (Sanık ... bakımından) HÜKÜMLER : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ayrı ayrı mahkûmiyet kararlarına ilişkin temel cezaların alt sınıra çekilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süreleri, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinden belirlenen hapis cezasında indirim yapılması, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, yine ByLock Tespit ve Değerkendirme Tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı olduğu kişiler ile ilgili irtibatı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ..'ın ifade ve teşhis tutanaklarının ve .. İl Emniyet Müdürlüğünce gönderilen Veri Analiz Raporu'nun 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile ..'ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenmesinin sağlanması sonrasında sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 4. Kabul ve uygulamaya göre de; a. Bölge adliye mahkemesi karar başlığında suç tarihinin, temadinin kesildiği sanığın yakalanma tarihi olan "27.07.2016" yerine "2016" olarak yazılması, b. Sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin yedinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi, B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinden belirlenen hapis cezasında indirim yapılması, 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, yine ByLock Tespit ve Değerkendirme Tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı olduğu kişiler ile ilgili irtibatı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ...'nın ifade ve teşhis tutanaklarının ve .. İl Emniyet Müdürlüğünce gönderilen Veri Analiz Raporu'nun 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile ...'nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenmesinin sağlanması sonrasında sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 4. Kabul ve uygulamaya göre de; a. Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin, temadinin kesildiği sanığın yakalanma tarihi olan "18.08.2016" yerine "2016" olarak yazılması, b. Sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin yedinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca .. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.