Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/3498 E. 2024/2363 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3498
Karar No
2024/2363
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/263 E., 2020/383 K. SUÇ :Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, mala zarar verme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurulması, terör örgütü propagandası yapmak 18.10.2009 (Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurulması), 26.06.2010 (6136 sayılı Kanuna muhalefet, mala zarar verme), 11.12.2016 (Terör örgütü propagandası yapmak) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2020/263 Esas, 2020/383 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 1)Sanık hakkında, Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2017/401 Esas, 2019/365 sayılı Kararı ile mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının a bendi, 3713 sayılı Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 üncü maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca kurulan "2 yıl 6 ay" hapis cezası ile mahkûmiyet ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 302 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53, 52 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 52 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 6 gün adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin mala zarar verme ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2)İlk Derece Mahkemesince devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, terör örgütü propagandası yapmak suçlarına dair verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2017/401 Esas, 2019/365 sayılı Kararı ile sanık hakkında; Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 üncü maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanuna aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, ek 5 inci maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a, c, g bendleri, 3713 sayılı Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunu’nun 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı, Terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2020/263 Esas, 2020/383 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile Cumhuiyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15/09/2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.İstinaf mahkemesinin kararının gerekçeden yoksun olması sebebiyle açıkça usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Yapılan teşhis işlemi usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3.Sanığın isnat edilen suçu işlediği sabit olmadığı halde mahkumiyet hükmü verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğuna(hts kayıtlarının sanık savumasını doğruladığına, tanık beyanını doğrulayan delil bulunmadığına, tanığın beyanında geçen başkaca kişilerin beraat ettiğine), 4.Mahkemenin aynı tanığın beyanını bölerek bir kısmına itibar edip bir kısmına itibar etmemesi usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5.Örgüt propagandası yapma suçu unsurları bakımından oluşmadığı halde mahkumiyet hükmü verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, terör örgütü propagandası yapmak suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi bakımından; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi bakımından; Tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre örgüt hiyerarşine girip silahlı terör örgütüne üye olduğu tespit edilen sanığın, mahkumiyetlerine esas alınan 18.10.2009 ve 26.06.2010 tarihli eylemlere katılım durumunun açıklığa kavuşturulup denetlenebilmesi için; A.Tanığın yeniden ayrıntılı beyanlarına başvurularak hakkında beyanda bulunduğu iki eylemde tanığın kendisi dışında başka kişilerin bulunup bulunmadığı sorularak, bulunması halinde bu kişiler hakkında aynı eylemler kapsamında soruşturma/kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılıp, tespiti halinde bu dosyaların onaylı örneklerinin işbu dosya kapsamına alınarak bu kişilerin de tanık sıfatıyla beyanlarının alınması lüzumu, B.Tanığın aşamalarda kendi yargılaması sırasında söylemeyip daha sonra hakkında bilgi verdiği ÖSB biriminde sanıkla birlikte kimlerin bulunduğu da sorulup, kollukta verdiği ifadede sanık dışında ÖSB içerisinde ..., ... isimli kişilerin de bulunduğu beyanı da dikkate alınıp bu kişiler hakkında soruşturma/kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılıp tespiti halinde bu dosyaların onaylı örneklerinin işbu dosya kapsamına alınarak bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması lüzumu, C. 18.10.2009 tarihli eylem hakkında müştekilerin aşamalardaki ifadelerinde; olay tarihinde askeri aracın 1-3 metre önünde patlama meydana geldiğini, herhangi bir yaralanma, zarar ziyan olmadığını, patlamanın aracı etkilemediğini beyan etmeleri karşısında müşteki beyanları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, olay yeri fotoğraf, kamera çekimi ve dosya kapsamına göre olayın oluş biçimi, patlamanın gerçekleştiği esnada müştekilerin bulunduğu konum, patlayıcıların tesir alanı, patlayıcının konvoya isabet etmesi veya yakınında patlaması ihtimalleri irdelenip kullanılan patlayıcının kasten öldürme suçunun icrası için elverişli vasıta sayılıp sayılamayacağının tespiti hususunda rapor alındıktan sonra raporun içeriğine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1-Sanık hakkında mala zarar verme ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarından kurula hükümlere yönelik temyiz istemleri bakımından; Ön inceleme bölümü 1.paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin mala zarar verme ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2-Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri bakımından; Gerekçenin 1. bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2020/263 Esas, 2020/383 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 3-Sanık hakkında devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri bakımından; Gerekçenin 2. bölümünde bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2020/263 Esas, 2020/383 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3498, K. 2024/2363, T. 25.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-3498-e-2024-2363-k-787f794357a1