Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/20612 E. 2023/1387 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20612
Karar No
2023/1387
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/125 E., 2019/590 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2018 tarihli 2018/78 Esas, 2018/397 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/590 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.11.2021 tarihli ve hükmün düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucunda mahkumiyet hükümü kurulduğuna, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, somut hiçbir delil bulunmadığına, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna sanığın örgüt üyesi olmadığına, B. A.'nın beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın Bank Asyadaki hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğuna, gerçeği yansıtmayan tanık beyanı esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken usul ve kanuna aykırı olarak mahkumiyet kararı verilmiş olmasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın kendi adına kayıtlı 0 538 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı ve 35813906962346 ve 35847605074291 İMEİ numaralı cihazlar ile 23.08.2014 ile 29.01.2016 tarihleri arasında ByLock programını kullandığı, 10207 adet Log kaydının mevcut olduğu, hedef IP lerin ByLock IP'si olarak bilinen 46.166.160.137 - 46.166.164.177 ve 46.166.164.181 nolu IP'ler olduğu, ByLock yazışma içeriklerinin bulunmadığı, mahkememizce alınan 24.05.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda, "sanığa ait telefon ve İMEİ numaraları üzerinden CGNAT kayıtları, BTK'dan dan gelen IP mobil veri trafiği sorgulamaları üzerinden yapılan BAZ - KONUM karşılaştırılmasında, sanığın kendi adına kayıtlı 0538 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı ve 35813906962346 ve 35847605074291 İMEİ numaralı cihazlar ile 23.08.2014 ile 29.01.2016 tarihleri arasında ByLock programını kullandığı, 10207 adet Log kaydının mevcut olduğu, hedef IP'lerin ByLock IP'si olarak bilinen 46.166.160.137 - 46.166.164.177 ve 46.166.164.181 nolu IP'ler olduğu, yapılan görüşmeler esas alınarak kayıtlar arasında farlılık olmadığı, aynı zaman dilimi içerisinde aynı yerde bulunduğu, bir çakışma tespit edilemediği, birbirleriyle uyumlu oldukları," bu şekilde sanığın yukarıda belirtilen Yargıtay kararında belirtildiği üzere FETÖ/PDY'nin gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilmiş. Dosya içerisinde bulunan sanığın Bank ... hesapları ile ilgili alınan 11.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda, sanığın 4660582 müşteri numarası ile katılım hesapları açtığı, Bank Asyada bulunan hesaplarında terör örgütü elebaşının talimat verdiği dönem içerisindeki hesap hareketleri incelendiğinde, 11.09.2014 tarihinde 100,00 TL, 14.10.2014 tarihinde 300,00 TL, 04.02.2015 tarihinde 100,00 TL bu durumun hesap hareketleri ile de sabit olduğu tespit edilmiştir. Tanık Ü. G. beyanında Tıp Fakültesinde okuyan öğrencilerin kaldığı evlerden bölge sorumlusu olarak mesul olduğunu ara ara sohbetler düzenlediğini, Fettullah Gülen'e ait kitaplar okutulurdu. Kendisinin bire bir izlettirdiğini hatırlamıyorum ama bu evlerde Fettullah Gülen'e ait vaaz videoları da izlettirilirdi. Kendisinin burs himmet adı altında para topladığını söylemiş, sanığın terör örgütü ile iltisaklı olduğu için 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmasına karar verilen İpek Yaşam Derneği isimli derneğe üye olduğu, Hts kayıtlarının incelenmesinde, haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olmaktan dolayı soruşturma bulunan kişilerle telefon görüşme kayıtlarının bulunduğu hususları diğer delillerle beraber değerlendirilmiştir. Böylelikle ByLock'u sanığın kullandığı, Bank Asyaya örgüt elebaşının talimat tarihlerinde katılım hesabı açıp para yatırması, sanığın örgüt içerisinde ev ablalığı ve BTM olarak görev yapmış olması ve diğer yan deliller dikkate alındığında sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgütle organik bağının bulunduğu, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin olduğu kendisine verilen talimatlara uyduğu, bu halde FETÖ terör örgütü üyesi olduğu sabit görülerek eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereği suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kastının ağırlığı, güttüğü amaç, suçun işlenmesindeki özellikler, eylem yoğunluğu ve örgütteki konumu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşarak cezalandırılmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede dosya kapsamına göre, silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş olduğundan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas ve 2015/1292 Karar. 26.10.2015 tarih, 2015/1565 Esas ve 3464 Karar). TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın incelenen dosya kapsamı ve temyiz aşamasında gönderilen 04.01.2023 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde yeni ve detaylı beyanlarda bulunmak ve teşhisler yapmak istediğini belirtmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun indirim oranının belirlenmesi ve indirim oranının derecesinin tartışılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/590 sayılı kararında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/20612, K. 2023/1387, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-20612-e-2023-1387-k-e9be93fc65da